7 Şubat 2015 Cumartesi

Hak etmek pay kapmak değildir..

Manzara garip, garipten öte vahim. Şu veya bu gerekçeyle yönetimi değişen/el konan bir bankanın önünde cevşen okuyan tesettürlü hanımlar. Benzer çelişki bir devlet bankasını savunanlarla özel bankayı savunan muhafazakarlar arası gariplikte ortaya çıkmıştı. Kapitalizmin mabedinde ne hak edilmiş kim paylaşamıyordu?

Elbette hiç bir olay görünen fotoğraftan ibaret değildir. Ne var ki, semioloji diliyle ifade edecek olursak bir gösteren olarak bankanın yüklendiği anlam sadece gösterdiği ile  sınırlı değil. Çok daha katı bir ekonomipolitik realitenin ahlâki, fıkhi, boyutları var.
 Bugün Türkiye’de kimliğini Müslüman olarak ortaya koyan insanların şu soruyla yüzleşmeden gelecek tasavvurlarını tayin etme, içinde bulundukları hali idrak etme  imkanından uzak kalacaklardır.

Soru şu: Bugün Müslümanım diyen insanlar bir hak mücadelesi mi veriyorlar yoksa  bir pay mücadelesi mi?
.
.
.
.
Görünür plandaki kavganın paylarına düşeni hatta paylarına düşenden daha fazlasını  elde etmeye yönelik hal alması ilkin niyet ve beklentilerin altüst oluşuyla başlar.


Evet yazının devamını okumak için aşağıdaki adresi ziyaret edip okumalısınız. Çünkü Ahir  zaman
Müslümanları da telif takıntısına takılıp kaldılar. İslam Peygamberinin Hatırlattığı gibi "Siz onlar Kelar deliğine girseniz onları takip edeceksiniz"
http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/akifemre/hak-etmek-pay-kapmak-degildir-2007664

Akif Emre 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder