31 Ekim 2013 Perşembe

27 Ekim 2013 Pazar

Leyleklerin Uçuşu...

Grange, Adam müthiş yazıyor, Leyleklerle beraber Uçtum sanki, Ameliyatlarda bende vardım, Afrika da ormanlarda yürüdüm....
Kitap Bitiş Tarihi : 26Ekim 2013 Esenköy 2013/26

23 Ekim 2013 Çarşamba

Kalbimi oraya gömün...

 
Beyaz Adam Hiç bir zaman sözünü tutmadı. Torunları da tutmadı, gelecek nesilleri de tutmayacak.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Gökkuşağı Altınaki Bayram Çocuğu


İçimdeki çocuk, güleç yüzüyle bayramın gelişini müjdeliyor yine.
O kadar mutlu ve o kadar sevinçli ki; kıpır kıpır…
İyi ki de onu saklamışım; esenlik dolu günlerin muştucusu sevimli şey…
İçimdeki çocuk hatıralardan bahsediyor. Benim çoktan yaşayıp unutayazdığım hatıralardan. Ama o hala yaşamada benim hatıra dediklerimi.   
Yağmur yağmış, bir sonbahar yağmuru. Hava serin ama üşütmüyor. Havada asılı kalmış su zerrecikleri muzip; yüzüme ve ellerime ıslak dokunuşları ile tasallut oluyorlar. Biteviye öpüyorlar beni.
Bulutlar dağılıyor. Masmavi gökyüzü sıkılgan bir sonbahar güneşi ile birlikte çıkageliyor. Gözlerimi kamaştıran ışık seli muzip yaramazların öpüp ıslattıkları yerleri bir anda kurutuveriyor.
Sonra dolu ve canlı bir gökkuşağı beliriyor.
Düzgün, kusursuz bir yay; uçlarını görmek mümkün değil. Sonsuzdan gelip sonsuza giden bir kutlu yol. Bu yolda kimler yok ki; sohbete dalıp grubunu çoktan kaçırmış tek tük göçmen kuşları, biçilmiş tarlalara hüzünle bakan bizim serçeler, kanatlarım nerelere değecek merakıyla olmaması gereken yüksekliklere bir şekilde çıkmış hayret ve korku içindeki kargalar ve keklikler. Kelebekler o kadar irileşmişler ki, gökkuşağının canlı renklerini şenlendirmişler.
Neşeli bir ritim duyuyorum. Çıngırak sesleri ile uzun upuzun bir kervan görünüyor. Ak ihramları içinde arınmaya doğru giden hacıların parlak ve mesut yüzleri, gökkuşağının pastel renklerini ışıtıyor. Develerin sen ve şakrak yürüyüşleri, mutmain kalplerin mütevekkil tavırları kadar emin ve sağlam; selamete ve teslime doğru gidiyorlar.
Benim kınalı koçum hoplayıp, zıplayarak kervanın bir arkasında bir önünde. Göz göze geliyoruz. Bana göz kırpıyor. Varınca varacağı yere, O’na benden bahsedecekmiş. İçim sıcacık oluyor. Ama zaten çoktan yazmıştır meleğim sevabımı. Babama teslim ederken kınalımı yazmıştır meleğim mutlaka, bundan hiç şüphem yok. Komşularımızın gürbüz delikanlı tosunu da selam söyledi. Nasıl olsa bayramlaşmaya gideceğim komşularıma, selamını iletirim tosunun.
İçimdeki çocuk gökkuşağı altında mesut ve bahtiyar, bütün mü’minlerin kurban bayramını tebrik ediyor. Tabii ki ben de; “Kurban Bayramınız mübarek olsun.”
Arif Arcan

İstanbul, 13.10.2013

Hayat paylaşınca güzel, Filimin sonundaki gibi gülmeyeli ne kadar oldu?

18 Ekim 2013 Cuma

17 Ekim 2013 Perşembe

Fareli köyün kavalcısı..

Kitap Bitiş Tarihi : 17 Ekim 2013
Çocuklarımıza bunca masal ve hikayeyi okuyup, sonra da "bak şimdi gördün mü bunlar kötü, bunlar iyi" demeyi maharet sanmamız gerçek hayatımızla ne kadar uyuşuyor...

14 Ekim 2013 Pazartesi

Kurban...




Kazançtaki Adil dağılım..!


EFSANE...

                                              "Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki donanmayla seferden geliyor!
Adalar’dan mı? Tunus’tan mı, Cezayir’den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seferden geliyor?"

Kendi tarihine bu kadar uzak kalan, ve tarihi ile devamlı hesaplaşma halinde olan yeryüzünde bizim gibi başka bir kavim var mıdır bilmem? Bu kitabı gerçekten çok   beğendim. Tavsiye ederim
Kitap Bitiş Tarihi : 14Ekim 2013 İstanbul 2013/25

Yunus Balığının Dalgıçtan Yardım İstediği O An Su Altı Kamerasıyla Görün...

Mübarek Taksimde geziyor sanki...

Yunus balığı mübarek...

13 Ekim 2013 Pazar

Hepsinin diğer adı...


Bıçak çekti....!

Maskeni çıkaracak mısın?

Yüzüne taktığın plastikten maskelerde ne?
Her ortamda başkasın

Bir yerde muhafazakar isen,
Başka bir yerde Alkolik,
Bir yerde milliyetçi isen
Başka yerde liberal

Erkeklerin yanın da başka,
İki hanım gördün mü bambaşka
Hele birde kuruldu mu çilingir sofrası
Hey hat deyme keyfine
Aklına gelir mi?
Ne Allah, ne peygamber ve ne de Kitap
Ertesin de camide müslümanlığın da başka
Hem de bambaşka
Durumun şu be birader
İki mekan arasında bey namaz
Hayyamın dediği gibi
Ne tam müslümasın ne de .......

Ah be cancazım
Çıkar maskeni görsünler gerçek seni...

Birisi Azim mi dedi, işte azim kardeşim...


Bu ne zerafet...


Tutuklusun...

“Hiç bir şey çıkar gruplarının etkisinden daha tehlikeli değildir.”


Böyle bir kasap arıyoruz...

12 Ekim 2013 Cumartesi

Abdülaziz Tantik ağabeyin Bayram mesajı....

Dostlar, Adanalı dostlar inşallah pazartesi öğlen Adana dayım... duyurulur. Bayramda istanbul da olmayacağım için buradaki dostların bayramını şimdiden kutlarım. Rabbim yar ve yardımcıları olsun... Bayram ümmete ve insanlığa hayırlı sonuçlar üretsin inşallah... Zulme maruz kalan müslümanları bu bayramda unutmadan hüzünle geçecek bayramın mümince bir duyarlılığın inşasına vesile olması dileği ile... Selam ve duam hep ümmetle birliktedir....
Abdülaziz Tantik
12/10/2013

Yazık Oldu İsmail'e (Kurban Bayramı Aslında nedir?)

11 Ekim 2013 Cuma

Mehmet Fatih ne yani şimdi....

Şevket Hüner ağabey ile Perşembe akşamı yaptığımız Kur'an okumalarının sonun da çay sohbeti açılır. İyi de olur, bu hafta malum Kurban Bayramı haftası "teferruata-teferruatta boğulmak" yazısının üzerinden konuşma şekil aldı.
Şevket ağabey "ya aslın da bir yazı var ama çekindim yayınlamaya başlığı Kimlerin Kurbanı kabul görmez"
Ben de kimlerin kabul edilmezmiş diye sordum.
Beraberce saymaya başladık,
- Hırsızlık yapanların,
- Yetim malı yiyenlerin,
- Esnafın parasını iç edip, ödemeyenlerin,
- Borç aldığı halde, ödemek gibi bir gayesi olmayanların,
- Verdiği sözleri tutmamayı adet haline getirenlerin,
- Devlet malını haksız yere yiyenlerin,
- Zina yapmayı adet haline getirenlerin,
.
.
.
.
.
Ya liste bir uzuyor bir uzuyor ki Dostlar sorma gitsin.

Benim de aklıma Mehmet Fatih geldi. Bir düşündüm, Mehmet Fatih ne yani şimdi, Kurban Bayramında Kurban kesip kendini mi rahatlatacaksın?

Ya Allah aşkına çevrende sana nasihat edecek hiç mi İNSAF SAHİBİ Akıllı insan yok mu be kardeşim..

Yeni cennet..


Elysium Yeni Cennet  Kesinlikle görülmesi gereken bir film. A sınıfı bir bilimkurgu. zengin-fakir ayrımcılığının gelecekte alabileceği durumu güzel bir şekilde betimlemiş Müzikler, efektler kusursuz. Genel çekimlerde, üst açılardan bolca gördüğümüz Elysium-Yeni Cennet'in tasarımı olağanüstü. Elbette Neill Blomkamp'ın önceki filmi Yasak Bölge gibi türe yenilik getirmiyor ama başından sonuna soluksuz izlenen bir film.

Yani ; Halk plajlara hücum etti vatandaş denize giremiyor



7 Ekim 2013 Pazartesi

NO (Bir seçim kampanyası Filmi)



Şili'nin askeri diktatörü Augusto Pinochet uluslararası baskılara boyun eğer ve 1988'de kendi başkanlığını referanduma götürme kararı alır. Muhalefet önderleri, 'Hayır' kampanyalarını yönetmek üzere Rene Saavedra adında pek iddialı, genç bir reklamcıyla anlaşırlar. Son derece kısıtlı olanaklarına ve diktanın dur durak bilmeyen baskısına rağmen cevval Saavedra ve ekibi oylamayı kazanıp ülkelerini dikta rejiminden kurtarmanın yolunu bulmak üzere cesur bir plan yaparlar. Altın Lale'yi kazanan Tony Manero ve Post Mortem'in ardından gelen bu son filminde yönetmen Pablo Larraín, Pinochet'yle geçen uzun ve zulüm dolu yılların sona erdiği, generalin iktidardan indiği o benzersiz anı yeniden yaşatıyor.
Yalanlar ile doğrular karmakarışık bir iş Seyredin bence bir fikir edinebilirsiniz. 


GAL...




1980 lerin ispanyasında geçen filmde , ayrılıkçı 
gerilla ların çatışması anlatılmaktadır. 
Taraflardan birisi GAL ve bir diğeri ise ETA’dır. Ülkelerinde iki önemli gazeteci konumunda bulunan Manuel Mallo (Jose Garcia), ve Marta Castillo (Natalia Verbeke) GAL örgğtü ile ispanya hükümeti arasındaki bağı deşifre etmeye çalışacaklardır. Eğer bunu başarabilirlerse yılın bomba haberini yapmış olsalarda ülkede karışıklık oluşması kaçınılmaz olacaktır.

İspanya'da yaşanan derin devlet operasyonunu anlatan bir film, izlenmeye değer....

İyiliğin adı, her yerde aynı Senin Ahde Vefan var mı onu söyle?

6 Ekim 2013 Pazar

Bir ağabeyimizin, üzülme sebebi...

Solcu hayat tarzını kabul etmiş, zenginleşmeye çalışmayan, paylaşan ve hizmet eden adamları gördüğümde, bu adam için niye Bizden olmasına gayret etmediğime üzülürken, 

Bizim içimizden  müslüman kılıklı kobra yılanlarını görünce, bizim bu adamlarla ne işimiz var diye kahroluyorum.

Onun içindir ki; Biz, bize laf getirecek işler yapmamalıyız.
(Bizden kasıt; Ümmetin tümüdür.)

Şevket HÜNER
3 Ekim 2013

Namus deyince aklımıza Neden KADIN gelir?

Tilki ile Kurt...

 


MEB'İN 100 TEMEL ESERLERİNİ OKUMAYA DEVAM EDİYORUZ.

Kitap Bitiş Tarihi : 6 Ekim 2013

Çok güldüm...

MEHDİX ..


    Bir Türk Generalin, yaşamı nasıl değişmiş olabilir? Ona ne görev verilmiştir?
Okuması çok kolay bir roman, Üçlemenin ilk kitabı bakalım devamı nasıl olacak?
Kitap Bitiş Tarihi : 4Ekim 2013 İstanbul 2013/24

Yüzleşmeye hazırlanıyorum?

Vicdanı kanamadan duyarlılığını sürdürebilecek insan kalmış mıdır, bu zamanda? 

İçinde yaşanılan kaosun insanı nereye taşıyacağı belirsizliğini sürdürürken inandığını düşünen 

insanın bu inandığı değerlerle ilişkisini sorgulama zamanı gelmedi mi?

YÜZLEŞME KİTABINDAN
ANKA KUŞU MAKALESİNİN GİRİŞİ

Addulaziz TANTİK

Bu doğru olabilir mi?

Zaman, Para ve Enerji kullanımının yaşlara göre durumu..


Aç kalanların, yemeğini kim yiyor?


Çevrenizdeki insanlara Dostum veya Arkadaşım diyoruz ya...

    Çevremizdeki insanlara Dostum veya Arkadaşım diyoruz ya, onların kişilikleri ile davranışlarını gözlemleyip mi bu seçimi yapıyoruz, yoksa ya bırak be kardeşim arada bir buluşup eğleniyoruz mu diyoruz.

    "Atalar nur içinde yatalar"*  HZ. Ömer (RA) şöyle söylediği rivayet edilir. Bir kişiyi tanımak için üç şeyi yapın
1- Yolculuk yapın, 2- Ticaret yapın, 3- Komşuluk yapın diye hatırlaması çok güzel kıstaslar vermiştir.

    Geçtiğimiz sene bir konuşmaya şahit oldum dondum kaldım. Bir arkadaş gurubu içerisinde Eşi vefat etmiş, bir evladı ile hayat mücadelesi vermeye çalışan hayatını evladına adayan bir hanıma, arkadaşları arasında "itliği ile anılan" birinin sarkmasına içerleyip ya bu adam bana "sarkıyor" diye serzenişte bulunduğu arkadaşları, bu hanıma ne cevap vermişlerdir sizce?
- O bizim sorunumuz değil! Bize bir zararı yok!
Hakikaten böyle midir? O bizim sorunumuz değil midir? Bunu komşuluk olarak değerlendirdim.

    Yine benim yaşayıp alet olmaktan utandığım bir olayı da aktarmak isterim.
Son arkadaş toplantımıza uzun zamandır görmediğimiz, Rusya da yaşamakta olan Hacı Ekinci arkadaşımızda katılma talebinde bulundu. Amacımız keyifli bir yemek eşliğinde geçmişten bahsedip biraz eğlenmek birazda hasret gidermekti. Fakat sözleşmiş olmamıza rağmen bilinen fakat bildirilemeyen bazı sebeplerden dolayı diğer arkadaşlar toplantıya iştirak etmeme kararı aldılar ve uyguladılar.Ama O arkadaş "adamlık" yapıp verdiği sözün arkasında durarak gelmiş beklemiş ve arkadaşlarının gelmemesi sonucu bayağı bir kırılmıştı. Ertesi gün yapılan  terbiyesizliği tamir amaçlı başka bir görüşme ayarlanmaya çalışılmış, yine o arkadaşımıza bin bir dil döken biri toplantıya iştirak etmediği gibi, bir sürü telefona da geleceğine dair söz vermesine rağmen bir süre sonra da telefonunu kapatarak toplantıya gelmeyerek kişiliğini ortaya koymuş oldu. Gelen diğer arkadaşlar, Beklettiğimiz ve nezaket göstererek yeniden bizimle buluşan arkadaşımızdan özür dilediler, o da adamlık yapıp ses çıkarmayıp kabul etti. Ve çok neşeli bir akşam geçirdim en azından kendi payıma böyle söyleye bilirim. Bunu yolculuk olarak değerlendirdim.

   Yukarıda anlatığım olayda sözünü tutmayan kişi ile ticaret yapmak gerektiğini düşünerek ona bir şans daha vermenin anlamlı olacağını düşünerek alış veriş yaptık. Maalesef  bu arkadaş bunu da beceremedi. Yani yaptığı ticaret boşa gitmiş oldu. Kendisi hala kendisini ticaretten dolayı uyardığımı zan ediyor. Halbuki ben üzerine yapışmış Münafıklık elbisesini çıkarmasına yardım etmeye çalışıyorum. Pek tabi bunu yaparken ticareti düzeltmesi gerekiyor. Bunu ticaret yapmak olarak değerlendirdim.
(İlk örnekteki kişi ile sonraki kişi aynı değil, fakat ikinci kişi bu zulme ortak olan şahısların arasında)

Çıkmadık candan ümit kesilmez. Umarım, yaptığı hatalara tövbe eder, doğruya ve iyi olana döner. Bizlerde Dostluk ve Arkadaşlık yapacağımız kişileri değerlendirirken bunlara dikkat ederiz...

Serdar Karamanlı
6 EKİM 2013


* Bu söz Şevket HÜNER'e aittir...

Karanlıktan Aydınlığa Çıkaran kim?

(Ruhen) ölü iken hayata kavuşturduğumuz ve insanlar arasında yolunu bulması için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, hiç içinden çıkamayacağı derin karanlığın içine (gömülüp kalmış) biri gibi olur mu? (Ama) böyle: hakikati inkâr edenlere yaptıkları güzel görünür: (Enam / 122)


Elif Lâm Râ. Bu, Rablerinin izniyle bütün insanlığı kopkoyu karanlıklardan aydınlığa, O yüceler yücesinin, O her övgüye layık olanın yoluna çıkarasın diye sana indirdiğimiz (bir vahiy,) bir ilahi kelamdır. (İbrahim / 1)


O, size (kendi mesajlarını taşıyan) melekleriyle nimetlerini bahşeder ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Ve O, müminler için rahmet kaynağıdır. (Ahzap / 43 )

O, sizi (küfür) karanlıklarından (îman) aydınlığına çıkarmak için kulunun üzerine açık açık âyetler indirmekte olandır. Şüphesiz ki Allah sizi çok esirgeyen, rahmet edendir.(Hadid / 9)

Allah'ın apaçık mesajlarını size aktaran bir elçi (göndermiştir) ki iman edip doğru ve yararlı işler yapanları zifiri karanlıktan aydınlığa çıkarabilsin. Kim Allah'a inanıp doğru ve yararlı işler yaparsa, Allah onu içinden ırmaklar akan sonsuza kadar kalacakları bahçelere koyacaktır. Allah, (böylece) ona en güzel rızkı vermiş olacaktır. (Talak / 11)

Bir Kurban karikatürü...


2 Ekim 2013 Çarşamba

İktidar olmak isteyene iki çift söz...

"İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin.
Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin.
Size ait olmayan şeyleri almayın,
güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun.
Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur.
Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah'ın önüne hesap verecektir."

Aliya İzzetbegoviç 

Böyle söyleyen o kadar çok dostum(!) var ki sorma gitsin...

Sevgili dostum! 

Senin sorunun ne biliyor musun, her şey hızla değişirken sen yeterince değişemiyorsun! 
Ben o değişime ayak uydurmayı başardım bir şekilde, sense hâlâ ayak diretiyorsun. 
Bu bizi uyumsuz hale getiriyor birbirimizle. Hızlarımız farklı bizim... 
Seni beklemeye kalksam, ben de her şeye geç kalacağım. Beni anlamalısın... 
Hızını arttırmalısın artık. Şu çılgınca akan hayata katılmalısın. Senin yavaşlatan
şeylerden daha fazla geç olmadan kurtulmalısın. 
Yoksa son kaçınılmaz, mecburen yollarımız ayrılacak. 
Senin gibi olamam. Kendimi zamanın dışında bırakamam. 
Bir şeyi kafama takarak günlerce onunla uğraşamam. 
Bir sürü meşguliyetim var benim. 
Bana heyecan veren bir sürü iş... 
Bütün bunlar önümden akıp giderken, kıyısında durup her şeyi öylece seyredemem. 
İşin aslını aramaktan yaşamaya vaktin olmuyor senin dostum! 
Bırak gitsin ucunu,

Diye başlamış Gökhan Özcan / Yeni Şafak gazetesindeki yazısında devamı daha ilginç okumak istiyenlere aşağıda bağlantısını veriyorum....



http://yenisafak.com.tr/yazarlar/GokhanOzcan/sevgili-dostum/39589