10 Kasım 2016 Perşembe

Sorulamayan Soru: ‘Kara Murat Gittikten Sonra Ahaliye Ne Oldu?’

   
      Yaşları müsait olanlar mutlaka ‘Kara Murat’ film serisini izlemişlerdir. Yaşları müsait olmayanlar ise televizyonların sıkça yayınlamaktan zevk aldıkları tekrarlarından nasiplenmişlerdir. Hemen bütün Kara Murat filmleri aynı sahne ile başlar: Köyün ya da obanın tamamı yakılmış ve yıkılmıştır. Bütün bir ahali kılıçtan geçirilmiştir. Sadece bir ağır yaralı vardır. Bu ağır yaralı Kara Murat’a katliamı kimin yaptığını söyleyerek son nefesini vermektedir. Kara Murat dişlerini sıkarak intikam yeminini yapmakta ve atını dörtnala düşman üzerine sürmektedir.
         Filmin ilerleyen sahneleri tek kişilik ordu Kara Murat’ın destansı intikam sahneleri ile doludur. Filmin sonunda intikamı alınmış ahali, Kara Murat’ı övgüler arasında yeni akınlarına uğurlamaktadırlar. Burada sorulmayan daha doğrusu bu psikoloji içerisinde sorulamayan soru şu: Kara Murat gittikten sonra bu ahaliye ne olmaktadır? Zira Kara Murat ardında ahaliyi koruyup kollayacak ne bir siyasal ne de bir askeri düzenek bırakmaktadır. Yeni bir katliamdan onları kim ve nasıl koruyacaktır? Yeni bir Bizans ya da bir eşkıya baskını an meselesidir.
         Tarihte yaşanan ve güncelde yaşanmaya devam olunan İslam coğrafyalarındaki sorunlara yaklaşımlarımız tam da Kara Murat’ın her defasında köyü kılıçtan geçirilmiş olarak bulmasının oluşturduğu intikam duygusu ile şekillenmektedir. Ve bizler her defasında intikam alan ya da intikam almaya aday bir Kara Murat icat etmişizdir. Bu icadımızın tutarsızlığının sonuçları ise her defasında bizi derin ümitsizliklere gark etmiştir.
         Son zamanlarda özellikle Ortadoğu’da yaşanan ve adına ‘vekâlet savaşları’ denilen bir garabeti çözmek için çene yormak ile meşgulüz. Bu garabet çözümlemesinde ileri sürdüğümüz temel soru: ‘Hain kim? ABD liderliğindeki dış güçlerin dahli tartışılmaz. Fakat ‘kadiri mutlak’ dış güçlerin bölgesel müttefiki kim ya da kimler. Daha düne kadar sadık müttefiklerin dahi bu soruyu sormaya başlamaları garabeti daha da koyulaştırmaktadır. Dünün yerli işbirlikçileri şimdinin Kara Murat adayı olmaya soyunmaları, sureti haktan yana gözükmeleri intikam duygusunun psikolojisi içerisinde kafaları karıştırmaktadır.
           Rusya mezalimine karşı Turan Ordusunun kurulduğu müjdesi ile Batılı güçlere karşı İslam Ordusunun kurulduğu müjdesi, Kara Murat figürü kadar hayal mahsulü ve mevcut siyasal akıl ve ufkumuz ile dahi bağdaşmayacak bir seviyesizlik çıktısıdır. Her defasında Kara Muratlara muhtaç olmamak için evvel emirde bir durum tespiti yaparak kendi kaderimize sahip çıkabilmenin yollarının aranılmasını öneriyorum.
                                                                                                                   
 Arif ARCAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder