14 Mayıs 2017 Pazar

Yemin, Robert Ludlum

MART, 1945 
Denizaltının karinası, dev iskele kazıklarına bağlanmıştı. Kuzey Denizinin şafağında hafif ışık teknenin biçimli burnunu aydınlatıyordu. Üs, Elbe Nehrinin ağzındaki Scharrhörn Adasındaydı. Burası Müttefik Gizli Servisinin hiç fark etmemiş olduğu bir akaryakıt ikmal istasyonuydu. Sıkı güvenlik önlemleri alınmış olduğu için Alman Yüksek Komutasındaki strateji uzmanları bile burasını bilmiyorlardı. Bu denizaltı çapulcuları karanlıkta gidip geliyor, bağlandıkları yerlerin elli, altmış metre açığında su yüzüne çıkıyor ya da gözden kayboluyorlardı. Neptün'ün katilleri dinlenmek için üsse dönüyor veya saldırmak için uzaklaşıyorlardı. Bununla birlikte o sabah şafak vakti, iskele kazıklarına bağlı denizaltı bu ikisini de yapmıyordu. Çünkü savaş bitmişti. Geminin, başka bir savaşın kökenleri için değerli olacak bir görevi vardı. İki adam kaptan kulesinde duruyordu. Biri Alman Donanmasından subay üniforması giymişti ve komutan olduğu anlaşılıyordu. Öteki koyu renk, uzun paltosunun yakasını kaldırmış, uzun boylu bir sivildi. Ancak o da Kuzey Denizi kışına kafa tutar gibi şapkasızdı. İkisi de gemilerin arasından geçerek ağır ağır iskeleye yaklaşan yolculara bakmaktaydı. İskeleye gelen her yolcunun adı bir listede işaretleniyordu. Sonra bu yolcu iskeleden çıkıyor ya da kucakta taşınarak içeriye alınıyordu.

Naziler kötüde, Evangelistler iyi mi?
Onlarda kullanımının sonuna geldiğinde böyle sürek avı uygulanacak. Haklarında Romanlar yazılacak.

14 MAYIS 2017
2017/8 İSTANBUL

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Çocuklar Vurulunca Neler Vurulur!?




Kin ve nefretin bizi düşmanlığa sevk etmesi....

Mâide Suresi 2. Ayet: 
Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. 
Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.

12 Mayıs 2017 Cuma

Allah'a Din öğretmek....

Hucurât, 16. Ayet: De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."

9 Mayıs 2017 Salı

İslami Düzen

    Dini ve ahlaki yenilenmenin vurgulanması tespiti, İslami düzenin, İslami iktidarı olmaksızın gerçekleştirebileceği manasına gelmez ve böyle yorumlanamaz. Bu tespit ancak yolumuzun hareket noktasının iktidarı ele geçirmek değil, inşaları kazanmak olduğu ve İslami yeniden doğuşun terbiye alanında, daha sonra ise siyasi manada bir devrim olduğudur.
    Yani evvela vaiz, daha sonra ise asker olmak zorundayız. Vasıtalarımız şahsi örneğimiz, kitap ve sözdür. Bu vasıtalara güç ne zaman katılacak?
Bu anın seçilmesi her zaman somut bir sorudur ve birçok etkene bağlıdır. Ancak yine de bir genel kural konulabilir. İslami hareket, ahlaki ve sayısal güç ve çoğunluğa ulaştığında sadece var olan gayri İslami iktidarı yıkmak için değil, yeni İslami iktidarı inşa edebildiği vakit, iktidarı teslim almaya çalışmalı ve yapabilmelidir. Bu fark önemlidir, zira yıkım ile inşa aynı derecede psikolojik ve maddi hazırlığa bağlı değillerdir.
    Bura da erken davranmak tıpkı geç kalmak gibi tehlikelidir.
    Yeteri kadar ahlaki ve psikolojik açıdan hazırlanmadan ve lazım olan asgari kadro olmaksızın, sadece şansın yaver gitmesi dolayısıyla iktidarı ele geçirmek, İslami devrim gerçekleştirmek değil, darbe yapmak anlamına gelir.(Darbe ise gayri İslami siyasetin devamıdır ve başka insanlar tarafından ve başka hedefler uğruna yapılan bir şeydir.) İktidarın ele geçirmede geç kalmak, İslami düzenin hedeflerinden biri olan iktidar ile alakalı güçlü bir vasıtadan yoksun kalmak demektir ve böylece gayri İslami iktidarın harekete darbe vurmasına ve kadrosunu azaltmasına fırsat vermek demektir. Bu sonuncusu ile alakalı yakın tarihimizde yeteri kadar trajik ve ibret verici örnekler mevcuttur.
    Biz, Müslüman toplulukların pasif kalmalarını mahkûm eden ve hiçbir umuda yer bırakmayan “realizmi” yok saymaktayız.
    Tarih sadece sürekli değişimin değil, aynı zamanda ve devamlı olarak imkânsız ve beklenmeyenlerin gerçekleşmesinin hikâyesidir.

 Aliya İzzet Begoviç  
(İslam Deklarasyonu Kitabından)





8 Mayıs 2017 Pazartesi

Terbiye Olmak...

İnsanları terbiye etmek zordur, ancak insanın kendi kendini terbiye etmesi daha da zordur.
Aliya İzzet Begoviç  
(İslam Deklarasyonu Kitabından)

2 Mayıs 2017 Salı

İslam İnsanlarının yönetim şekli ne olmalı?

Yolumuz iktidarı ele geçirmekten değil, insanları kazanmakla başlar.
Aliya İzzet Begoviç  
(İslam Deklarasyonu Kitabından)