8 Eylül 2026 Salı

Utanmak neydi?

TDK'ya Göre Anlamları
Mahcup olmak: Onursuz veya gülünç duruma düşmekten kaygı duyarak üzülmek.
Sıkılmak ve çekinmek: Bir şey yaparken araya bir çekingenlik girmesi.
Haya duymak: Ahlaki olarak doğru ve yanlış dengesinde içsel bir utanç hissetmek. 
Genel olarak da 
Utanmakkişinin yaptığı bir işten ya da bulunduğu durumdan dolayı mahcup olup sıkıntı duyması demektir.
Bunca oyu hiçe sayarak utanmadan halkın arasında dolaşmak dolaşana sıkıntı vermeyen halkın ne yapmak istediğini anlamak son derece zor.
 Rahmetlik Yaşar Nuri Öztürk hocanın dediği gibi “ Ben bu milletin çok büyük sıkıntılara maruz kalacağını düşünüyorum. Bu millet kendi eliyle başına çok dikenli bir çorap örmüştür. Onun faturasını ödeyecek bu millet son yıllarda çok büyük günahlar işledi. Çok büyük nankörlükler yaptı. Çok büyük inatlara kurban oldu göz göre göre. Ehliyeti cezalandırdı, dürüstlüğü cezalandırdı helal lokmayı cezalandırdı irfanı cezalandırdı, idrakı cezalandırdı ve ne kadar sapı siliklik yolsuzluk bozukluk kirlilik üç kağıt varsa liyakatsızlık varsa hepsine prim verdi. Niçin? Ayaklarını uzatayım rahat edeyim sıkıntıya düşmeyelim diye uykuma kimse dokunmasın bunların bir faturası olacak bu millet bu faturayı ödeyecek “ demişti
Rahmeli Recep Yazıcıoğlu ise “İlber Ortaylı hoca diyor ki ‘Apartman yönetimine katılmayan millet, ülke yönetimine, şehir, il yönetimine nasıl katılacak?’ Biz hep ihale ve havale Mehdi bekliyoruz. Mehdi gelecek dertler bitecek. Yok böyle bir dava. Yurttaş olamadık. Halk sisteme dahil olacak. Köyden Ankara’daki en üst yönetime kadar. Elimizi taşın altına koyacağız. Birileri bizi kurtarsın. Kurtar bizi baba diye diye ne oldu sonunda? Bir avuç insan kurtuldu.
Bir ülkede fakirlik varsa zenginleşen var demektir. Üç kağıt ekonomisi için böyledir. Birisi döviz birisi borsa diğeri de faiz. Buna üç kağıt ekonomisi denir. Sil baştan yapacağız. Siyasette, idarede, ekonomide. Dibe vurmadan sil baştan olmaz, keşke dibe vurmasaydık maalesef dibe vurduk” demişti.
Şimdi utanması gereken kim?
Haksız bir şekilde hak etmedikleri yerlere çeşitli utanmazlıklar ile makamlara el koyanlar mı?
Yoksa bunlara sesi soluğu çıkmadan duran halk mı?
Kim sorumlu?
8 Eylül 2026
Serdar Karamanlı