"Mücahitlerin müteahhitlere, tasavvuf ehlinin tasarruf ehline dönüştüğü, herkesin masa-kasa-nisâ peşinde koştuğu, bunu yaparken şehvet-şöhret-rüşvet şeytan üçgeninde tutsak haline geldiği yeşil sermaye, abdestli kapitalistler zümresine dönüştü."
Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu
3 Kasım 2012 Cumartesi
2 Kasım 2012 Cuma
Allah'ın Rahmeti....
Rahmet,
Ateşte
bulmuştu İbrahim'i(AS)
Karanlıklar içinde balıkta, Yunus'u(AS)
Kuyuda ve zindanda Yusuf'u(AS)
Mağarada Gençleri
Hira'da Muhammed'i (AS)
Gör
bak, bir düşün
Nerede gelir Rahmet?
Zahmet çekilmeden
Kimseye erişmiyor Rahmet.
Dön
bak bir kendine
Neyi sıkıntı ediyorsun?
Rahmete kavuşmak kolay mı sanıyorsun?
Bence inan ki yanılıyorsun.
15 Aralık
2010
Serdar
Karamanlı
Bir Oduncu hikayesi....
Hatıralarım silinmeye başladı.
Umutlarımın kimileri çok gerilerde kaldı.
Tam tutunacak dala ihtiyacım olduğunda
Oduncu gelip dalımı, dallarımı kesi verdi.
Baktım dalı kesene
Sanki tanıdık bir sima idi.
Dedim ya anılarım silinmeye başladı.
O zaman dalı kesene bakıp
Neden şimdi budamaya başladın
Henüz erken değil mi diye sim geldi
Ama sesim çıkmadı.
Oysa ben içimden bağırıyor
Ve haykırıyordum.
Dallarımı kesme onlar yeni Açmaya başlamışlardı.
Yazımı, kışa çevirme.
Gaddar oduncu sesimi duymadı.
Zannediyorum o da kendi sesini duymamıştır.
Gözün kör olması, kulağın duymaması
Kimi zaman olurmuş,
Zamanla görür ve duyar olduğunda
Oduncu, kestiği dala baktığında
Fark ettiği şey şu olmuş,
Meğer kendinin yeşeren dallarını kesmiş,
Benim hissettiğimi ne o zaman
Ben Oduncuya üzülüp durmuşum.
Ben de onu anlamazmışım
Şimdi anlıyorum.
17 Haziran 2011
Serdar Karamanlı
prematüre kutsalın gayrı meşru çocuğu
Bir Şeye Dokunmak
Kutsal, sözlükte; saygı uyandıran, yolunda can vermeye değer olan, bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, Tanrı’ya adanmış ya da Tanrısal olan vb. anlamlara geliyor. Halk nezdinde bunların hepsinin bir karşılığı bulunduğu gibi değer atfedilen her şeye de ayrıca kutsal vasfı verilebiliyor. Konuşma veya yazı dilinde edebiyatın bir unsuru olarak ona pek çok anlam yükleniyor. Bu yazı içinde bizi ilgilendiren karşılığı ise daha çok arka planında bir mantık yattığını düşündüren “dokunulmaz”, “sorgulanamaz”, “ve “masum” anlamına gelen ıstılahî tarafı. Çünkü bu yönüyle “put”a dönüşebilen karşılıkları bulunuyor.
Bir şeyin Tanrısal olmasının yolu, Tanrı’nın gücünü parçalayıp dağıtmakla başlar. Bu dağıtım, “Tanrı gibi” hareket edebilen bir sürü “Tanrıcık” oluşturur. Kimi devletini kimi şeyhini kimi gözünde büyüttüğü bir objeyi Tanrı ile ilişkilendirerek anlamlandırır. Böylece bu şey, her neyse; sorgulanamaz, dokunulamaz veya uğrunda bir ömür feda etmeye değer bir anlam kazanır. Tanrı ile ilişkilendirme sonucu ortaya çıkan bu değer atfı, bir şeyi önemli kılmak adına tamamen kötü sayılamazsa da içinde kişisel ön kabulleri ve sübjektif yorumları barındırdığından suistimallere oldukça açıktır. Bunun önüne geçmek için “Kutsal olan sadece Allah’tır.” denilmelidir.
Dokunulmazlık ve sorgulanamazlık önemli bir ayrıcalıktır. Beşere sıfat olması tehlikelidir. Tarihte ve bugün hemen her şeye dokunarak ve sorgulayarak yaklaşmak daha güvenli bir yoldur. Bunu bize Kur’an ve peygamberimiz öğretmiştir. Kur’an’da anlayarak/bilerek iman etmenin önemi ve gereği özenle vurgulanmaktadır: “İçimizde, (Allah’a) teslimiyet gösterenler de hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler; işte onlar, doğru yolu aramışlardır.” (72/14) Teslim olmak isteyen, sorgulayarak ve araştırarak doğru olanı arayıp bulmalıdır. Aksi takdirde, hak yoldan sapanlardan yani, zalimlerden olur. İnsanın içinde bulunduğu durumun vahametini anlaması da ancak bu şekilde mümkündür. Başkalarını doğru olana çağırmanın ilk aşaması yanlış olanı açık seçik ortaya koymaktır. Sorgulamadan bunu yapamazsınız. Ayrıca hemen her konuda basiretle hareket etmek esastır (12/108). “Basiret üzere olmak” demek; “Bilerek, akla uygun, bilinç ve duyarlıkla donanmış bir kavrayışla, bir delile dayanarak, insanların idraklerine hitab ederek, inandırıcı kanıtlar göstererek, düşünmeksizin ve taklit yolu ile değil, sorgulayarak…” anlamlarına gelir.
Musa Şimşekçakan
Devamını okumak isterseniz aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz....
1 Kasım 2012 Perşembe
Allah kimleri AF eder. Kur'an dan bakalım istedim....
Bismillâhirrahmânirrahîm.
BAKARA SURESİNDEN
1. Elif. Lam. Mim.
2. O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
3. Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.
4. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.
5. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
İSRA SURESİNDEN
22. Allah ile birlikte bir ilah daha tanıma! Sonra kınanmış ve kendi başına terkedilmiş olarak kalırsın.
23. Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.
24. Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.
25. Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir. Eğer siz iyi olursanız, şunu bilin ki Allah, kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.
26. Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
27. Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.
28. Eğer Rabbinden umduğun (beklemek durumunda olduğun) bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.
29. Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.
30. Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
31. Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.
32. Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
33. Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velisine (hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu veli de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağını almıştır.
34. Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
35. Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.
36. Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.
37. Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.
38. Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.
39. İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.
Bu bir hatırlatmadır. Dileyen hakkı, dileyen batılı (DİN olamayanı) seçer. Her kişi özgür iradesi ile seçimi kendi yapar.
BAKARA/256. Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tağutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.
Serdar Karamanlı
Davet ediyoruz ama neye ve kime..
İslam ve Kur'an hususunda İnsanları ilk önce, Şu hocanın kitabını, şu şeyhin kitabını, bu üstadın kitabını okumaya davet etmek yerine ALLAHIN KİTABINI okumaya ne zaman davet edeceğiz?
Fussilet/33. (İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden kimin sözü daha güzeldir?
Neml/92. "Ve Kur'an'ı okumam (emredildi). Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş
Fussilet/33. (İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden kimin sözü daha güzeldir?
Neml/92. "Ve Kur'an'ı okumam (emredildi). Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş
olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.
Nahl 44 Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Tâ-Hâ 2,3 Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
Neml 1 Ta. Sin. Bunlar Kur'an'ın, (gerçekleri) açıklayan Kitab'ın ayetleridir.
Zümer 27 Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara. her türlü misali verdik.
Kamer 17 Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?
Şimdiden hayırlı Cumalar.....
Bismillâhirrahmânirrahîm.
A'raf Suresinden
1. Elif. Lam. Mim. Sad.
2. (Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Hayırlı Cumalar....
A'raf Suresinden
1. Elif. Lam. Mim. Sad.
2. (Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
3. Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Hayırlı Cumalar....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
