
10 Kasım 2013 Pazar
Akif'in sürgün edilmesine sebep olan Şiir'i...

Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor:
Sıkılmadan da "sevâb işledim" deyip duruyor!
Düşünmedin mi girerken şerîatin kanına?
Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına?
Sevâb ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde:
"Sevâbı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde!
Tepende gezdirecek ra’d-ı intikamını Hak,
Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak.
Yakandan inmeyecek dest-i kahrı husrânın...
Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın,
Civâr-ı nûr-ı nübüvvette mültecâ bulsan;
Bu türlü kurtuluş imkânı yok ya... Kurtulsan;
Şu izdihâmın elinden -ki belki bir milyar
Nüfûs-ı hâsiredir- kaçmak ihtimali mi var?
Bugün fesâdına kurban olan zavallıların
Vebâli boynuna yüklenmesin mi yoksa, yarın?
Kolay mı ümmeti idlâl edip sefîl etmek?
Kolay mı dîni hurâfât içinde inletmek?
Niçin Kitâb-ı İlâhî’yi pâyimâl ettin?
Niçin şerîati murdâr elinle kirlettin?
Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir sâha?
Nedir bu salladığın çifte, Kâbetu’llâh’a?
Herif! Şu millet-i mâsûmeden ne isterdin,
Ki doğru yol diye tuttun, dalâli gösterdin!"
Mehmet Akif ERSOY
9 Kasım 2013 Cumartesi
The Known Universe by AMNH
http://www.youtube.com/v/17jymDn0W6U?version=3&autohide=1&showinfo=1&autohide=1&autoplay=1&feature=share&attribution_tag=NDoRFmTjkxkU5HMVNGbRfw
6 Kasım 2013 Çarşamba
Bosna'dan Afganistan'a Cihadın Mahrem Hikayesi...
Müstear isimle yazan yazarımız, öz eleştiri tarzın da, Macera Romanı tadında gözlemlerini paylaşmış. Okuması kolay bir kitap, Kimi zaman hüzünlendiğim, kiminde güldüğüm ve çoğu zaman da yeni düşünme odaları açan bir kitap oldu. Meraklısına tavsiye ederim. Faruk sen okuma ben sana özet geçerim...
Kitap Bitiş Tarihi : 6 Kasım 2013 İstanbul 2013/27
4 Kasım 2013 Pazartesi
Bir Ayet ve hadi biraz düşünelim....
Sözün gücünde Fatiha Suresinden bir bölüm...
“Yalnız
sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” ayetinin anlamı
zihinde, “Senden başkasına asla kulluk etmez ve yardım istemeyiz” şeklinde ikinci bir cümle kurmayı gerektirir Böylece gerçek imanın, müşriklerin inancından ayırt edilmesini mümkün hale gelir. Başka bir ifadeyle kulluğun ve yardımın Allah’a ait kılınması, içinde bir “kabul etmek” bir de “reddetmek” vurgusu taşır. Bu durumda Mekke’de bu ayet okunduğunda müşriklere şöyle bir mesaj verilmiş olur;
“Biz sadece Allah önünde aciz ve onun
nezdinde kul olarak anılmak istiyoruz. İnsana yakışır bir şekilde yaşamak için ürettiğiniz şartları, adam yerine konulmak ve değerli olarak anılmak adına önümüze koyduğunuz gerekçeleri kabul etmiyoruz. Servetin, sahip olunan oğulların veya kabile aidiyetinin insanı farklı ve ayrıcalıklı kılmasını da doğru bulmuyoruz. Bu yüzden “yalnız Allah’ın kuluyuz” derken, öne sürdüğünüz bütün zulümleri meşrulaştıran putlarınıza tapmayacağız. Ayrıca “yalnız ondan yardım isteriz” derken de size boyun eğmemiz şartıyla uzattığınız eli reddediyoruz. Biz Allah’ın kullarıyız. Artık size atalarınızdan kalan miras, yaptığınız zulümleri meşrulaştıran dininiz ve insanların hakkını yiyerek kazandığınız sermayeniz olmadan da yaşayacağımızı biliyoruz.”
Musa Şimşekçakan / Sözün Gücü ( Sayfa 283–284 )
sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” ayetinin anlamı
zihinde, “Senden başkasına asla kulluk etmez ve yardım istemeyiz” şeklinde ikinci bir cümle kurmayı gerektirir Böylece gerçek imanın, müşriklerin inancından ayırt edilmesini mümkün hale gelir. Başka bir ifadeyle kulluğun ve yardımın Allah’a ait kılınması, içinde bir “kabul etmek” bir de “reddetmek” vurgusu taşır. Bu durumda Mekke’de bu ayet okunduğunda müşriklere şöyle bir mesaj verilmiş olur;
“Biz sadece Allah önünde aciz ve onun
nezdinde kul olarak anılmak istiyoruz. İnsana yakışır bir şekilde yaşamak için ürettiğiniz şartları, adam yerine konulmak ve değerli olarak anılmak adına önümüze koyduğunuz gerekçeleri kabul etmiyoruz. Servetin, sahip olunan oğulların veya kabile aidiyetinin insanı farklı ve ayrıcalıklı kılmasını da doğru bulmuyoruz. Bu yüzden “yalnız Allah’ın kuluyuz” derken, öne sürdüğünüz bütün zulümleri meşrulaştıran putlarınıza tapmayacağız. Ayrıca “yalnız ondan yardım isteriz” derken de size boyun eğmemiz şartıyla uzattığınız eli reddediyoruz. Biz Allah’ın kullarıyız. Artık size atalarınızdan kalan miras, yaptığınız zulümleri meşrulaştıran dininiz ve insanların hakkını yiyerek kazandığınız sermayeniz olmadan da yaşayacağımızı biliyoruz.”
Musa Şimşekçakan / Sözün Gücü ( Sayfa 283–284 )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)