30 Ocak 2021 Cumartesi

Siyaset kalitesi...

Türkiyemizin siyaseti, İslamcı siyasetin çizdiği doğrultuda ilerlerken pespaye kalitesi ile daha da kıymetini yitiridi. Ortaya çıkan durum ise son derece tiksinti verici hale geldi.

Ana muhalefet partisinin (partilerin) çabası, Siyasal İslâmî Parti'nin kendisine verdiği zarar kadar değil. Fakat bu zarar gördüğümüz ve anladığımız kadarıyla seçmenlerin muhalefet partilerine yönlendirmek yerine kararsızlığın artmasına neden oluyor.

Siyasal İslam eline geçirdiği iktidarı ne pahasına olursa olsun bırakmak istemiyor. Bunun için ne gerekiyorsa yapacak gibi görünüyor. Hatta bu Türkiyemizin daha da fakirleşmesi ve borç batağına sürüklenmesine mal olsa dahi. 

İnsan neden bu kadar KÖTÜCÜL hareket eder anlamak mümkün değil. Anlamaya çalışmak beyhude bir çaba mı gerçekten bilmiyorum. Bizlere bahşedilen ömrü bu KÖTÜCÜL hareketlerin bir parçası olarak tamamlamak herhalde en bedbaht durumdur. 

Herkesin kendi siyasi partisini en doğru zannederken, memleket elden gitti. Borç batağına sürüklenmesinin dürüstlük iddiası ile ortaya çıkan İslâmî geleneğin takipçileri tarafından olması ise çok trajik oldu.

Sonuç olarak bizlerde, bizlerden öncekilerin Memleketimize bıraktıkları borç yükünü gelecek kuşağa devir ettik. Yazık oldu halbuki pırıl pırıl bir ÜLKE bıraka bilirdik. Fakat şahsi hırs ve benlik ülkeyi iflasa sürükledi. Garip olan bunu kendi yapmadığını düşünüyor olması, bu nasıl körlük gerçekten bilmiyorum. 

Muhtemelen yaptıkları ile mutlu ölecek, ne muhteşem işler yaptım biraz daha yaşasaydım neler neler yapacağım diye söylecek ve fakir ama mutlu taraftarları onu bir kahraman olarak milletin kesesinden yaptırdığı mabedin haziresine defnedecek. Yediği kazıktan habersiz binler gözyaşı dökecek, evlerine kendilerinin son kahramanının cenaze törenine katılmanın büyük onuru ile şişinecek yaşarlarsa torunlarına o günü hüzün ile anlatacaklar.

İşte bir halk tarihi böyle yazılacak. Fakat gerçekler arşivlerde farklı bir şekilde yerini alacak, acı gerçekler arşivlerde tozlu raflarda veya yeni hard disklerde olacak. 

Geçmiş olsun dileklerim ile.....

Serdar Karamanlı

30 Ocak 2021- 09.27

Gece Nöbeti...

 

Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.

Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.

Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk.

Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper'ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.

"Yılın en heyecan verici romanlarından biri. Son derece inandırıcı ve canlı, aklınızdan çıkaramayacağınız bir kitap." Publishers Weekly



Kitapları 37 dile çevrilen ve bütün dünyada 20 milyondan fazla okura ulaşan, çok satanlar listelerinin üst sıralarından hiç inmeyen, tıbbi gerilim edebiyatının kraliçesi Tess Gerritsen'den en derinlerdeki arzularımıza ve korkularımıza ustalıkla dokunan sürükleyici bir hikâye. Sonsuza kadar genç kalmak uğruna insanlığımızın ne kadarını feda edebiliriz? Uzun bir ömürle yetinmeyip ölümsüzlüğü arzulayan insanoğlu bunun bedelini ödemeye ve ödetmeye hazır mı?

"İnsanı daha ilk sayfadan yakalıyor ve sonuna kadar da bırakmıyor." 

"Doğdumuz andan itibaren, hepimizin son durağı ölüm işte, diye düşündü Toby. Sadece o durağa ne zaman ve nasıl ulaşacağımızı bilmiyoruz." 

Kitabın son sayfasından.


Kavak bu kadını bakayım kaç tık tebrik edeceksin😀😀

Bitiş tarihi 30 Ocak 2021 08.29

Bayrampaşa/İstanbul 2021/2



16 Ocak 2021 Cumartesi

Metastaz...

Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu? 
- AKP’li Bakan’ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi? 
- Devlette FETÖ’den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti? 
- Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası? 
- Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı’na mektup yazarak kefil oldu?
- Genelkurmay Başkanı’nın “sahip çıkın” dediği isimler neden tutuklandı? 
- “Kurda kuşa yem etmeyin” denilen işadamı nasıl hapisten çıktı? 
- FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?
- Hâkim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı? 
- Hangi gazeteci kendisini MİT’çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı? 
- Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var? 
- FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP’liler mi bastı? 
- Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim? 
- Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?

 

İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...

 

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Metastaz ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitap Bitiş Tarihi : 16 Ocak 2021


Bayrampaşa 2021/1

31 Aralık 2020 Perşembe

Ateşin Şarkısı....

 


"Ona baktığınızda ne görüyorsunuz?" "Kızım o benim. Tabii ki her açıdan mükemmel olduğunu düşünüyorum. Fakat"... "Fakat?" Artık ondan korkuyorum.

Üç yaşındaki kızının saldırısına uğradığında Julia'nın hissettiği tam da budur. Genç kadın, dünyalar tatlısı kızı Lily'ye ne olduğunu anlayamaz, ama onu bu hale neyin getirdiğini biliyordur. Ya da bildiğini sanıyordur.

"Her şey o zaman değişti işte. Kâbus o zaman başladı. Incendio'yu ilk çaldığım zaman. Bu müzikle ilgili bir şey hayatımıza bulaştı ve kızımı, her gördüğümde kanımı donduran birine dönüştürdü."

Julia, bir antikacıda bulduğu Incendio adlı bestenin, kızı üzerindeki ürkütücü etkisinin sırrını çözmek zorundadır. Bu uğurda yalnızlığı göze alıp, yabancı bir şehrin karanlık geçmişine uzanan sokaklarında kaybolsa bile.
(Tanıtım Bülteninden)

Bir yılı daha geride bırakırken okumaya, düşünmeye, anlamaya ve anlamlandırmaya daha çok muhtaç olduğumu anlıyorum. Kitap konuştuğum arkadaşım, dostum, kardeşim İrfan'ın yokluğunda komşum Gürcan ile mümbit konuşmalar yapmak tek tesellim. 

Kavak, Ömrüm olursa 2021 de daha fazla okuyacağım. Sende Tess GERRİTSEN okumaya başlaman lazım ben devam edeceğim.

Bu verimli romancı hanımı okumayan varsa okumasını tavsiye ederim. 

Kitaplar ile dolu bir ömür diliyorum. Tâbi ki çok sevgili Bay Kavak ve Gürcan kardeşimle..

Serdar Karamanlı

Kitap Bitiş Tarihi : 31 Aralık 2020 23.26

Bayrampaşa 2020/19

26 Aralık 2020 Cumartesi

Ambler Uyarısı...

 


Nefes nefese bir kovalamaca... Amerikan hükümeti, Virginia kıyısı açıklarındaki Parrish adasında, meraklı gözlerden uzak bir klinikte, psikolojik durumları nedeniyle tehlike oluşturabilecek eski istihbarat ajanlarını "saklamaktadır". Bir zamanlar Yurtdışı Operasyonlar Birimi´nde görevli eski ajan Hal Ambler da bu insanlardan biridir.

Ancak Ambleri ile klinikteki diğer hastalar arasında çok önemli bir fark vardır: Onun psikoljik bir sorunu yoktur. Ambler bir an önce bu kabus adasından kaçmak ve buraya kim tarafından, neden kapatıldığını bulmak zorundadır.

Kitap Bitiş Tarihi : 26 Aralık 2020 20.35

Bayrampaşa 2020/18

19 Kasım 2020 Perşembe

Dijital Kale...

 

Ulusal Güvenlik Teşkilatı dünyanın kaderini değiştirecek ve dijital ortamdaki tüm şifreli metinleri bilecek özel bir bilgisayar üretir. Ne var ki, günün birinde bu özel bilgisayar karşılaştığı esrarengiz bir şifreyi çözemez. Ve kriptoloji uzmanı, zeki ve güzel Susan Fletcher göreve çağrılır. Genç kadın korkunç bir gerçekle yüzleşir. Silahlarla ya da bombalarla değil, Amerika Birleşik Devletleri’nin en güçlü haber alma örgütü olan Ulusal Güvenlik Teşkilatı çözülemez bir şifreyle rehin alınmıştır.Sırlar ve yalanlar fırtınasına yakalanan Fletcher inandığı teşkilatı kurtarma savaşı verir. Dörtbir yandan ihanete uğrayan güzel kadın yalnızca ülkesini değil, kendi canını ve sevdiği erkeği de kurtarmaya çalışır...

Kitap Bitiş Tarihi : 18 Kasım 2020 23.27

Bayrampaşa 2020/17

25 Ekim 2020 Pazar

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN

 - I -
 
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü 
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü 
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü 
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana 
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden 
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden 
Bebekler hayta hayta yürümeden 
Geleceğim diyorum, geleceğim sana 
Ne olur kesin bir takvim sorma bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 

Beklesen de olur, beklemesen de 
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende 
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde 
Hangi ses yürekten çağırsa beni sana 
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi 
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi 
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? 
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana 
Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden 
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben 
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendirdiğin yerden 
Gemileri yaksalar da geleceğim sana 
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif 
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız 
Ey benim alfabemdeki kadım Elif 
Ne güzellik, ne de tat var baharsız 
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana 
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. 


II

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman 
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan 
Kimseye uğramam ben sana uğramadan 
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana 
Takvim sorup hudut çizdirme bana 
Ben sana çiçeklerle geleceğim 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman... 

Bilirsin ki burada değilim artık 
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Gelir benim yüreğimde toplanır
Dağların üstünden sıyrılan duman. 
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz, 
Bir yanım karakış, bir yanım ilkyaz. 
Can evime bakışların saplanır; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman; 
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı. 
Senden gayrısına bakmak mümkün mü; 
Gözlerimi esir alan dağlardan. 
Kapımı üç defa çalan postacı 
“Adresinde yok! ” diye notlar düşer, 
Eski adresimde bir hüzün eser; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski adresimse kurumuş bir gül, 
Gizemli bir ıtır, domur domur kan, 
Yaba yaba yelde savrulur gönül, 
Firkatli turnalar geçer uzaktan. 
Dalgınlığım debimetre tanımaz, 
Başım çarpar bir gemi bordasına 
Düşerim bir girdabın ortasına 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Birden bezeklenir sevda haritam, 
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Lâleler toplarım ben tutam tutam, 
Bizim için çalar kıvrak bir keman. 
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi, 
Aşka ışık dokur kuşların sesi. 
Seninle hep aynı yerde oluruz; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer, 
İlkyazla uyanır derin uyuyan. 
Tan sesine cıvıldaşır serçeler, 
Sevdadır alnıma namlu dayayan. 
Havuzuma ay ışığı dökülür. 
Bilirsin ki burada değilim artık, 
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Gülde çiy damlası... buzum sırçayım; 
Güneşe çarpınca param-parçayım. 
Bir Emirgân’dayım, bir Kanlıca’da, 
Üsküdar’da, Beykoz’da, Çamlıca’da. 
Şehir bir hançerken kan burgacında. 
Mekâna sığar mı bu dolu yürek? 
Bu sevda çeşmesi, bu deli yürek. 
Baylanır, beklerken baygın düşerim; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.


- III -

Saçlarına pütür pütür yapışmış, 
Gözlerinin rengi ile sıvanmış 
Bir avuç kuru çiçek topladım. 
Kırılıp dökülmesinler diye 
Sevgiyle, özenle tek tek topladım. 
Yürek fideledim zamana ve mekâna, 
Hasat vakti geldi yürek topladım. 
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek 
Aşıdır, serumdur, besindir her umut, 
Ey sevgili umudunu diri tut.
Bedenim hür değil, mühlet ver bana, 
Er veya geç çıkıp geleceğim sana; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın, 
Hep böyle dönüyor zaman tekeri. 
Biri gider, biri gelir mevsimlerin, 
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın. 
Acılardan damıtırsın şekeri, 
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların. 
En ışıltılı çağında yıldızların 
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana, 
Her umut bir yoldaş, her dert âşina. 
Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar
Beni güneşin ortasına atsalar da 
Yanarım, pişerim, gelirim sana; 
- Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Bahaeddin Karakoç
( 1930 - 2018 )