28 Mayıs 2020 Perşembe
6 Mayıs 2020 Çarşamba
Sokağa çıkma yasağı..
Ağlanacak halimiz var. (10 Nisan 2020)
Dün akşamki sokağa çıkma yasağını icat eden akıllın bu devleti idare edemeyeceğini görmek
için daha ne yapması lazımdı?
Fakat 18 yıl nasıl geldik, bilanço çok ağır olacak onu biliyorum.
Gerçekten ülke nasıl düze çıkacak?
İktidar her alanı kaplamak, her türlü muhalifin siyaset alanını daraltmak kendileri gibi düşünümeyenleri sindirmek için her türlü yasal çerçeveyi çizme derdinde.
Birisi Anamuhalefet mi olacak onu da kendi belirlemek istiyor. Bence başarılı da oluyor.
Muhalefet partilerinin maalesef Kendi gündemlerini oluşturacak bir kabiliyetleri yok. Halkın en büyük talihsizliği bu dönemde bu sanırım.
Kazandıkları Belediyeler büyük şanstı, yine iktidarın çizdiği çizgileri takip ediyorlar orada da. Ankara Belediye başkanı hariç.
Mansur Yavaş başka biri mahzende unutulan Yusuf gibi, inşallah yanılmam.
(6 Mayıs 2020)
Dün akşamki sokağa çıkma yasağını icat eden akıllın bu devleti idare edemeyeceğini görmek
için daha ne yapması lazımdı?
Fakat 18 yıl nasıl geldik, bilanço çok ağır olacak onu biliyorum.
Gerçekten ülke nasıl düze çıkacak?
İktidar her alanı kaplamak, her türlü muhalifin siyaset alanını daraltmak kendileri gibi düşünümeyenleri sindirmek için her türlü yasal çerçeveyi çizme derdinde.
Birisi Anamuhalefet mi olacak onu da kendi belirlemek istiyor. Bence başarılı da oluyor.
Muhalefet partilerinin maalesef Kendi gündemlerini oluşturacak bir kabiliyetleri yok. Halkın en büyük talihsizliği bu dönemde bu sanırım.
Kazandıkları Belediyeler büyük şanstı, yine iktidarın çizdiği çizgileri takip ediyorlar orada da. Ankara Belediye başkanı hariç.
Mansur Yavaş başka biri mahzende unutulan Yusuf gibi, inşallah yanılmam.
(6 Mayıs 2020)
Beni Seviyor musun diye soruyorsun ya
Biliyorum saçma gelecek sana
Ben kimi sevdiysem hep hüsranla
Bitti ya,
Ondan korkuyorum aslında
Sevmek güzel şey
Doğru
Haklısın bunu duymak istemekte
Diyemiyorum işte
Ne zaman demek istesem
Ne zaman hissetsem
Ne zaman söylesem
Arkasından derinlere dalış gibi
Yalnızlığa doğru dalıyorum
Daralıyorum
Sevgi kelimesiden korkuyorum
Evet saçma gelebilir.
Ama korkuyorum işte
Derin suların
Serin karanlıkları neyse
Oda bana öyle geliyor.
Belki de erken tükettim
Sevgimi
Değerini bilmez ellerde
Haklısın Can
Biliyorum sende suç yok
Bende ızdıraplı yara çok
Ana, baba akraba
Güya sahte sevgilerde
Boşuna tükettiğim sevgileri
Evet
Bunu istemekle haklısın
Ömrüm senin
Canım senin
Son nefesim senin
Son bakışım senin olsun
Bana son bakan sen ol
Kulağımda son ses sen ol
Sessiz sedasız giderken
Ağlama yarim
İsterim ki
Sade içten
Sıcacık bir elveda
Bu dünyadan bana
Kalan
En güzel
Hatıran
3 Mayıs 2020
Serdar Karamanlı
Ben kimi sevdiysem hep hüsranla
Bitti ya,
Ondan korkuyorum aslında
Sevmek güzel şey
Doğru
Haklısın bunu duymak istemekte
Diyemiyorum işte
Ne zaman demek istesem
Ne zaman hissetsem
Ne zaman söylesem
Arkasından derinlere dalış gibi
Yalnızlığa doğru dalıyorum
Daralıyorum
Sevgi kelimesiden korkuyorum
Evet saçma gelebilir.
Ama korkuyorum işte
Derin suların
Serin karanlıkları neyse
Oda bana öyle geliyor.
Belki de erken tükettim
Sevgimi
Değerini bilmez ellerde
Haklısın Can
Biliyorum sende suç yok
Bende ızdıraplı yara çok
Ana, baba akraba
Güya sahte sevgilerde
Boşuna tükettiğim sevgileri
Evet
Bunu istemekle haklısın
Ömrüm senin
Canım senin
Son nefesim senin
Son bakışım senin olsun
Bana son bakan sen ol
Kulağımda son ses sen ol
Sessiz sedasız giderken
Ağlama yarim
İsterim ki
Sade içten
Sıcacık bir elveda
Bu dünyadan bana
Kalan
En güzel
Hatıran
3 Mayıs 2020
Serdar Karamanlı
18 Nisan 2020 Cumartesi
Son Av..
Kara orman’da son av başladı… ardında hiçbir iz bırakmayan avcı kim?
Komiser Niémans, yardımcısı Ivana Bogdović’le Alsace bölgesinde işlenen vahşi bir cinayeti çözmeye gider. Kendi karanlık geçmişlerini de yanlarında götüren iki polis, Kara Orman’da saklanan bir sırrın peşine düşerler. Kızıl Nehirler’in başkahramanı Niémans’ın dönüşünü müjdeleyen Son Av, kökeni Nazi Almanyası’na kadar giden sürprizlerle dolu bir gerilim…
Bir Grange takipçisi olarak okuduğum en vasat kitabı diye bilirim. Beklentimiz o kadar yüksek ki aslında ortalığa göre iyi bir hikâye fakat en azından benim bekletimi karşılamadı. Ama okumaya ve takip etmeye devam edeceğim. O kadar da kredisi var Grange'ın
Bay Kavak sevgili dostum arkadaşı bi tık kınıyorum, vasat olmuş.
Kitap Bitiş Tarihi : 16 Nisan 2020
İstanbul 2020/6
İstanbul 2020/6
Şibumi...
Şibumi,sıra dışı bir katilin öyküsünü sıra dışı bir şekilde aktaran harika kurgulanmış bir kitaptır. Nicholai Hel,Go oyununda uzmanlaşmış,son derece güçlü bir iç disipline sahip,en basit nesneleri bile öldürücü bir silah olarak kullanan,fotoğrafı asla çekilemeyen bir katildir.Artık emekli olmuş ve şatosunda yaşamını sürdürmektedir.Yaşadığı bir olay bu sakin emeklilik yaşamına son verir ve şatodan çıkar.Şatodan çıkarken bilir ki eski dostları,serveti ve yaşamı dünya ile yüzleşirken yok olacaklardır.Kitabın her satırında yazarın dehasını hissedebiliyorsunuz.
Sevgili dostum Bay Kavak hediyen için teşekkür ediyorum. Bi tık tebrik ediyorum. Umarım çıktığında görüşürüz. Yaşarsak malûm korona mücadelesi içindeyiz.
İstanbul 2020/5
3 Mart 2020 Salı
Gideceksin biliyorum...
Gideceksin biliyorum,
Dur diyemeyeceğim
Hakkın var gitmeye
Gitme demeye
Hakkım yok biliyorsun.
Sevildin belki duymadın
Ama sessizce sevildin.
Babaların sevgisi böyledir,
İfadesiz, kocaman
Milyonlarca balonu ucururcasına
İçine kâinat sığmaz
Bu sessiz sevginin.
İfade edilmeyen bu derinlik
Deniz gibi hayatını kuşatır,
Sen göremezsin ama
Oradadır.
Bilirsin
Bilmelisin
İfade edemeyen yürekler
Hep çok severler.
Aslında bu ifadesizlik
Korkudur
Biliyorum gideceksin,
Gitmeli ve yeni hayatını
Denemelisin.
Ve başarmalısın.
Hep bileceksin
Hatta unutmayacaksın
Belki görmeyecek
Belki duymayacak
Ama
Hep denizin içinde
Derinde de olsa
Denizimde
Kalacaksın.
Geri dönmen gerekirse
Denizin kenarında ki
Liman hep açık olacak
O liman hep senin olacak.
Haydi şimdi açıl
Çık Denize
Fenerin yol gösterecek
İfade edemeyecek
Ama sen ışığını
Hep göreceksin
Hep hissedeceksin
Liman yaşadığı sürece
Hep içinde olacaksın.
Yolun açık, bahtın güzel olsun.
Serdar Karamanlı
3 Mart 2020
Dur diyemeyeceğim
Hakkın var gitmeye
Gitme demeye
Hakkım yok biliyorsun.
Sevildin belki duymadın
Ama sessizce sevildin.
Babaların sevgisi böyledir,
İfadesiz, kocaman
Milyonlarca balonu ucururcasına
İçine kâinat sığmaz
Bu sessiz sevginin.
İfade edilmeyen bu derinlik
Deniz gibi hayatını kuşatır,
Sen göremezsin ama
Oradadır.
Bilirsin
Bilmelisin
İfade edemeyen yürekler
Hep çok severler.
Aslında bu ifadesizlik
Korkudur
Biliyorum gideceksin,
Gitmeli ve yeni hayatını
Denemelisin.
Ve başarmalısın.
Hep bileceksin
Hatta unutmayacaksın
Belki görmeyecek
Belki duymayacak
Ama
Hep denizin içinde
Derinde de olsa
Denizimde
Kalacaksın.
Geri dönmen gerekirse
Denizin kenarında ki
Liman hep açık olacak
O liman hep senin olacak.
Haydi şimdi açıl
Çık Denize
Fenerin yol gösterecek
İfade edemeyecek
Ama sen ışığını
Hep göreceksin
Hep hissedeceksin
Liman yaşadığı sürece
Hep içinde olacaksın.
Yolun açık, bahtın güzel olsun.
Serdar Karamanlı
3 Mart 2020
18 Şubat 2020 Salı
İnsancıklar..
Dostoyevski’nin henüz yirmi dört yaşındayken kaleme aldığı ilk roman olan İnsancıklar; Rus edebiyatında “İşte yeni Gogol!” diye sevinçle karşılanan yazarın edebiyat dünyasına attığı ilk adımdır.
İnsancıklar‘ın mekanı, pek çok Dostoyevski öyküsünde olduğu gibi yine Petersburg. Büyük ustanın, o güçlü üslubuyla anlattığı; sıradan, pek fazla dikkat çekici olmayan, fakir insanların dostluk ve sevgi öyküsü.
18 Şubat 2020 Salı / 07.52
Bayrampaşa /İstanbul 2020-4
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


