31 Aralık 2012 Pazartesi

Kur'an dan hatırlatmalar...


Yasin Suresinden
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ya-sin,
2. Hikmet dolu Kur'an hakkı için,
3. Sen şüphesiz peygamberlerdensin.

4. Doğru yol üzerindesin.

5. (Bu Kur'an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
6. Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
7. Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
8. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır. 
9. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler. 
10. Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
11. Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.


Maide 81 Eğer onlar Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (Müslüman olmayanları) dost edinmezlerdi; fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

HIRSIZLAR KASABASI......


Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar maymuncuklarını ve
fenerlerini yanlarına alır, komşularının evlerini soymaya giderlermiş.
Fakat, gün doğarken geri döndükleri her seferinde kendi evlerini de
soyulmuş durumda bulurlarmış. Ama ülkede kimse kaybetmezmiş, çünkü
herkes birbirinden çalarmış.

Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Geceleri,
diğerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa çıkmaktansa, evinde
kalıp çalışmayı tercih edermiş bu adam. Hırsızlar da onun evinin önüne
geldiklerinde içeride ışık yandığını görünce döner giderlermiş. Fakat
bu durum böyle bir süre devam edince, ahali ona kızmaya başlamış:
"Çalmadan yaşamak senin tercihin, ama başkalarını engellemeye
hakkın yok" demişler.
Bunun üzerine dürüst adam, geceleri ışığını söndürüp dışarı çıkmaya
başlamış. Her gece, hırsızlık yapmadan orada burada dolaşır durur,
sonunda yatmaya evine dönermiş. Fakat her döndüğünde evini soyulmuş
bulurmuş. Sonuçta bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek içecek hiç
bir şeyi kalmamış ve memleketini terketmek zorunda kalmış.
Kasabada hırsızlıkta ustalaşıp giderek zenginleşenler kendileri
için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar.
Zamanla, zengin fakir ayrımı çoğalmış. Zenginler mallarını korumak
için bekçiler tutmuşlar, hapishaneler kurmuşlar. Kendi mallarının
çalınmasını da yasa dışı ilan etmişler! Ancak yoksulların mallarını
çalmak hala serbestmiş!

Bir süre geçtikten sonra, artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz
etmez olmuş. Çünkü, yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya da oraları
terkedip gitmişler. Zenginler ve maaşlı soyguncular ise ortada
soyacakları kimse kalmadığından servetlerini yavaş yavaş yitirmeye
başlamışlar.
Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için oraları ilk
terkeden dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Sora sora nerede
yaşadığını öğrenmişler. Evine gittiklerinde kapıda yazılı bir kağıt
görmüşler.
Kağıtta şunlar yazıyormuş:
"Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa, her şey için çok
geç olmuş demektir..."
Bir millet uyuyorsa uyandırmak kolaydır.
Ama uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa ne yapsanız nafile, uyandıramazsınız.


(Hikayenin kime ait olduğunu bulamadım. Bilen varsa bildirir ise sevinirim.)

29 Aralık 2012 Cumartesi

İslam'a kim nefretle bakar....


"İslam bu çağın ihtiyaçlarına cevap veremez!." diyen emperyalistler, bu ifade ile insanların ve toplumların değil, kendi haksız ihtiyaçlarını kastettikleri için doğru söylemektedirler!. İslam dini, gerçekten bu emperyalistlerin gayri meşru ihtiyaçlarını karşılayacak, zulme dayalı isteklerine olumlu cevap verecek bir din değildir. Sermayeyi kutsallaştırmayan ve sermayeden yana olmayan İslam dini, hiç kuşkusuz ki sermaye çevrelerince ve bu sermaye çevrelerine bağlı basın-yayın kuruluşlarınca nefretle karşılanacaktır.

Mehmed Alagaş

28 Aralık 2012 Cuma

Miladi 2012 yılını bitirirken...

2012 yılının son günlerini yaşıyoruz. Gün geçmesin ki kötü haber almayalım, ölüm, hastalık, savaş, ekonomik krizden perişan olmuş evler, sokaklar da evler de çocuklarının gözleri önünde katledilmiş kadınlar, terlikle okula giden çocuklarımız, sokaklar da kalmak zorun da bırakılan insan kardeşlerimiz, aile içi ve okulda şiddete uğrayan evlatlarımız gibi daha ekleyeceğimiz bir çok mesele ile 2012 yılını geride bırakıyoruz.

Umarım, 2012 yılında
Merhametimiz artmış,
Paylaşma duygumuz gelişmiş,
Arkadaşlarımızla çekişmelerimizi bırakmış,
Malımızla övünmeyi bırakmış,
Verilen nimetlerin kadrini kıymeti bilmiş ve bunları bir hava atma aracına dönüştürmemiş,
Eşine ve çocuklarına sevgisi artmış,
Dostlarına bir kahve içimi zaman ayırmış,
Bir fakirin yarasına merhem olmaya gayret etmiş,
Yeni evlenecek bir çiftin sıkıntısına ortak olmuş ve üzerinde bir yük almış,
Bir yetimin okumasına katkı sağlamış,
Borcunu istemeden ödemiş,
Ahde vefa göstermiş,
Verdiğini böbürlenerek başa kakmamış,
Söz verdiğin de sözünde durmuş,
Ve en önemlisi İnsan olma yolun da gayret etmiş ve zulmün bir parçası olmamışızdır.. Bir birimizi iyiliğe teşvik edelim dostlar, bir büyüğümüzün dediği gibi kalbimiz sevmekten ve iyi olmaktan yorulmaz.

Miladi 2013 yılını bu düstur üzere, artan iyilik hareketinin bir parçası olmamızı UMUT ederken,
Duanız da bizlere de yer ayırmanızı diliyorum.

Selam dua ve kalbi hürmetlerimle
Serdar Karamanlı
31 Aralık 2012



27 Aralık 2012 Perşembe

Kur'an dan hatırlatmalar...


Zümer Suresinden

Bismillahirrahmanirrahim

1. Bu Kitap izzet ve hikmet sahibi Allah katından indirilmiştir.

2. (Ey Muhammed!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlas ile) kulluk et.

3. Dikkat et, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.

26 Aralık 2012 Çarşamba

Kuvvetli sözler....


                       Din hurafeleri yok etmezse; hurafeler dini yok eder. 
                                              Aliya İzzetbegoviç
 

25 Aralık 2012 Salı

Kur'an dan hatırlatmalar....


Hadid Suresinden
Bismillahirrahmanirrahim
20. Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. 
Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. 
Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. 
Ahirette ise çetin bir azap vardır. 
Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. 
Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.