18 Nisan 2020 Cumartesi

Son Av..

Kara orman’da son av başladı… ardında hiçbir iz bırakmayan avcı kim?
Komiser Niémans, yardımcısı Ivana Bogdović’le Alsace bölgesinde işlenen vahşi bir cinayeti çözmeye gider. Kendi karanlık geçmişlerini de yanlarında götüren iki polis, Kara Orman’da saklanan bir sırrın peşine düşerler. Kızıl Nehirler’in başkahramanı Niémans’ın dönüşünü müjdeleyen Son Av, kökeni Nazi Almanyası’na kadar giden sürprizlerle dolu bir gerilim…

Bir Grange takipçisi olarak okuduğum en vasat kitabı diye bilirim. Beklentimiz o kadar yüksek ki aslında ortalığa göre iyi bir hikâye fakat en azından benim bekletimi karşılamadı. Ama okumaya ve takip etmeye devam edeceğim. O kadar da kredisi var Grange'ın
Bay Kavak sevgili dostum arkadaşı bi tık kınıyorum, vasat olmuş.

Kitap Bitiş Tarihi : 16 Nisan 2020
İstanbul 2020/6

Şibumi...

Şibumi,sıra dışı bir katilin öyküsünü sıra dışı bir şekilde aktaran harika kurgulanmış bir kitaptır. Nicholai Hel,Go oyununda uzmanlaşmış,son derece güçlü bir iç disipline sahip,en basit nesneleri bile öldürücü bir silah olarak kullanan,fotoğrafı asla çekilemeyen bir katildir.Artık emekli olmuş ve şatosunda yaşamını sürdürmektedir.Yaşadığı bir olay bu sakin emeklilik yaşamına son verir ve şatodan çıkar.Şatodan çıkarken bilir ki eski dostları,serveti ve yaşamı dünya ile yüzleşirken yok olacaklardır.Kitabın her satırında yazarın dehasını hissedebiliyorsunuz.

Sevgili dostum Bay Kavak hediyen için teşekkür ediyorum. Bi tık tebrik ediyorum. Umarım çıktığında görüşürüz. Yaşarsak malûm korona mücadelesi içindeyiz.

Kitap Bitiş Tarihi : 
16 Mart 2020
İstanbul 2020/5

3 Mart 2020 Salı

Gideceksin biliyorum...

Gideceksin biliyorum,
Dur diyemeyeceğim
Hakkın var gitmeye
Gitme demeye
Hakkım yok biliyorsun.

Sevildin belki duymadın
Ama sessizce sevildin.
Babaların sevgisi böyledir,
İfadesiz, kocaman
Milyonlarca balonu ucururcasına
İçine kâinat sığmaz
Bu sessiz sevginin.

İfade edilmeyen bu derinlik
Deniz gibi hayatını kuşatır,
Sen göremezsin ama
Oradadır.
Bilirsin
Bilmelisin
İfade edemeyen yürekler
Hep çok severler.

Aslında bu ifadesizlik
Korkudur

Biliyorum gideceksin,
Gitmeli ve yeni hayatını
Denemelisin.
Ve başarmalısın.

Hep bileceksin
Hatta unutmayacaksın
Belki görmeyecek
Belki duymayacak
Ama
Hep denizin içinde
Derinde de olsa
Denizimde
Kalacaksın.

Geri dönmen gerekirse
Denizin kenarında ki
Liman hep açık olacak
O liman hep senin olacak.

Haydi şimdi açıl
Çık Denize
Fenerin yol gösterecek
İfade edemeyecek
Ama sen ışığını
Hep göreceksin
Hep hissedeceksin
Liman yaşadığı sürece
Hep içinde olacaksın.

Yolun açık, bahtın güzel olsun.

Serdar Karamanlı
3 Mart 2020



18 Şubat 2020 Salı

İnsancıklar..

Dostoyevski’nin henüz yirmi dört yaşındayken kaleme aldığı ilk roman olan İnsancıklar; Rus edebiyatında “İşte yeni Gogol!” diye sevinçle karşılanan yazarın edebiyat dünyasına attığı ilk adımdır.
İnsancıklar‘ın mekanı, pek çok Dostoyevski öyküsünde olduğu gibi yine Petersburg. Büyük ustanın, o güçlü üslubuyla anlattığı; sıradan, pek fazla dikkat çekici olmayan, fakir insanların dostluk ve sevgi öyküsü.
18 Şubat 2020 Salı / 07.52
Bayrampaşa /İstanbul  2020-4


9 Şubat 2020 Pazar

Ölmesi Gereken Kız..

“ŞİMDİ NE YAPACAKSIN?” 
“KEDİ OLACAĞIM, FARE DEĞİL.”

Lisbeth Salander uzun süredir ortalıkta yoktur. Üstelik evini bile satmış, ardında da hiç iz bırakmamıştır. Kimsenin haberi olmasa da tek bir şeye odaklanmıştır: Artık av değil, avcı olacak ve kız kardeşi Camilla’yla kozlarını paylaşacaktır. 

Mikael ise Lisbeth’in bu sessizliğinden büyük endişe duyuyor ama ona bir türlü ulaşamıyordur. Deİsveç sokaklarında ölü bulunan evsiz bir adamın kimliğiyle ilgili yardıma ihtiyacı vardır çünkü resmî kurumlarda adama dair hiçbir kayıt yoktur. Bu adamı ilginç kılan şeyse cebinde Mikael’in telefon numarasının bulunması ve ölmeden önce de bazı devlet yetkilileriyle ilgili merak uyandıran iddialarda bulunmuş olmasıdır. 

Lisbeth geçmişinden kalan son parçanın peşinde, Mikael ise yozlaşmış düzenin yine tam ortasındadır. Ama bu kez birbirlerine daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyaçları vardır çünkü ikisi de ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştır. 

“Ölmesi Gereken Kız, serinin özünden hiçbir şey kaybetmeden hak ettiği mükemmel kapanışı yapıyor.” 
Le Monde 

Kavak dostum İsveçli Bacı esiyor, gürlüyor ve kayboluyor. Ama sessiz sedasız her zaman ki gibi.
Kavak dostum 3 kitap bende seni bekliyor ☺️


9  Şubat 2020 Pazar / 18.10
Bayrampaşa /İstanbul  2020-3

3 Şubat 2020 Pazartesi

Fatihler , Korsanlar, Tüccarlar...


Avrupa tüm Ortaçağ boyunca değerli maden yokluğu yüzünden büyük sıkıntı çekti. Ancak beklenmedik bir anda, 16.yüzyılın ortasından başlayarak, Amerika kıtasındaki sömürgeleri, özellikle de Meksika ve Peru, İspanya'ya tonlarca gümüş akıttı. İspanya sınırlarını da aşan bu günüş bolluğunu, Venedik elçisi Vendramin, "evlerin çatısına yağan ve ilk düştüğü yerdekilere hiçbir yarar sağlamadan süzülüp aşağı akan yağmura" benzetiyordu. Değerli madenler bu şekilde, Batı'dan Doğu'ya ilerleyerek, bir ülkeden diğerine hızla yayıldı. Bu arada Avrupalıları imrendiren Doğu malları da -baharat, ipek ve özellikle de porselen- aksi yönden (Doğu'dan Batı'ya) hareket ederek bütün dünyada yoğun bir ticaretin gelişmesini sağlıyordu. Bu ticari gelişmeye olanak sağlayan temel araç da, İspanya'da sekizlik real ya da peso, Anglo-Sakson ülkelerde sekizlik sikke ve İtalya'da piastra diye adlandırılan kaba ve ağır bir madeni paraydı. Türkiye'den İran'a, Hindistan'a, Çin'e kadar, bu sikke en çok aranan şey oldu ve kıtalar-arası karşılıklı ticaret yöntemini çalıştırmak için gerekli olan paraya çevrilebilir değir sağladı. İspanyol-Amerikan gümüşünün heyecan verici, ilginç öyküsü ve sekizlik real'in başarısı Cipolla tarafından kitapta büyük bir ustalıkla anlatılmaktadır.

Ekonomi Savaşları hep vardı ve devam ediyor. Emperyalizm 
yeryüzü halklarını sömürmeye, katletmeye ve alın terini hiçe saymaya devam ediyor edecek. Çünkü mazlum ülkelerin yöneticileri bu gidişe son verme konuşmaları yaparak yönetime geliyor bir süre sonra onlarda zalimlere dönüşüyor. 2020 nin dünyası ile 1530 ların dünyası arasında insan farklılığı yok.
Evet teknoloji gelişti fakat insan aynı kaldı.

3 Şubat 2020 Pazartesi   / 08,31


Bayrampaşa /İstanbul  2020-2

Aşkımız eski bir roman....

İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor...

Edebiyat bazen çok tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha birçok kadın roman kahramanı... Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken, önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam...
Kimsenin önemsemediği overlokçu bir kızın cinayeti bile önemli sırlar içerir. Katil ve maktul apaçık ortadaymış gibi görünse de hakikat çok derinlerde gizlenmiş olabilir. Ama ne kadar gizlenirse gizlensin, Başkomser Nevzat gibi vicdanlı polisler olduğu sürece karanlık aydınlanacak, adalet mutlaka yerini bulacaktır.
Aşk hiçbir zaman masum değildir. Petersburg’un soğuğundan, İstanbul’un sıcağına gelen bir Rus bilim insanı. İstihbarat servislerini birbirine düşürecek kadar gizemli bir kayboluş. Mutluluğu ararken kendini ölümün kıyısında bulan çaresiz bir âşık...
En zevkli anlar kanlı gerçeklere dönüşebilir…
Cinayetleri çözmek için sadece aklından ve deneyimlerinden değil, yaralı yüreğinden de güç alan Başkomser Nevzat, belki de en çok bu yüzden ayrılıyor benzerlerinden, belki de en çok bu yüzden seviliyor, okunuyor ve hatırlanıyor. Aşkımız Eski Bir Roman, onun bu zorlu serüveninde yepyeni bir halka...
... mesleğini doğru yapmak için cesaret yetmez, aynı anda kocaman bir yürek ister. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor. O yüreği zamansız gümletmeyelim Ali. Zalimleri sevindirmenin âlemi yok.

(Tanıtım Bülteninden)
31 Ocak 2020 Cumartesi 07.30

Bayrampaşa /İstanbul  2020-1