6 Ağustos 2019 Salı

KAZ DAĞLARI ASLINDA NEDİR?

KAZ DAĞLARINDAN ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNE
GİDEN, GELECEK NESLE AKTARILACAK EN GÜZEL MİRASTIR. VAHŞİ HER ŞEYİ MENFAAT GÖREN ÜLKENİN DEĞERLERİNİ HİÇE SAYAN KAPİTALİST ZİHNİYETE DUR DEMENİN ADIDIR KAZ DAĞLARI

HER TÜRLÜ ÇEVRE KATLİAMINA SON VERİLMESİ MİLLİ BİR MÜCADELEDİR.
TÜRKİYEMİZDE YAŞAYAN HER ÜLKE EVLADININ EN ÖNEMLİ VAZİFESİDİR ÇEVRE DUYARLILIĞI. UMARIM YÖNETİCİLER FARKINA VARIRLAR HER ŞEYİN EKONOMİ OLMADIĞINI. AMA BURADAN BAKINCA OLDUKÇA ZOR GÖRÜNÜYOR.


KAZ DAĞLARI

“Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine”

Fazıl Say


14 Temmuz 2019 Pazar

Vaiz...

İsveçli yazar Camilla Läckberg’in ikici kitabı ilk önce Buz Prensesi okunmalı çünkü kitaplar bir seri ben sonradan fark ettim. 
İnsan denen varlığın coğrafyalar aşan benzerliği vahşeti ve bencilliği var bu doğru fakat aşkı da var, evlat sevgisi, kardeş sevgisi, aile bağları ve dostlukları var. Coğrafyalar farklı evet ama yaşananlar ortak.

Güzel anlatım, sanırım tüm kitaplarını okuyacağım Camilla'nın
başladım bile :)

14 Temmuz 2019 / 16.25
İstanbul 2019/5

4 Temmuz 2019 Perşembe

Gülün Adı

"Gülün Adı" adlı bu dev romanıyla bir anda dünyanın dört bir yanında ünlenen İtalyan yazarı Umberto Eco, aslında çok yönlü bir bilimadamı. İtalya'da, Bologna Üniversitesinde öğretim üyesi, semiolog, tarihçi; filozof, estetikçi, ortaçağ uzmanı ve James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış biri. Umberto Eco'nun bu ilk romanı, 1980'de İtalya'da ilk yayımlanışından bu yana sayısız basım yaptı ve dünyanın pek çok diline çevrildi. Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hala sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte "Gülün Adı" kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçağda geçen, Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmuş polisiye ve sürükleyici bir öykü. Ve en önemlisi olağanüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapıtı.


7 Temmuz 2019 / 07.20
İstanbul 2019/4

Tarihe Not düşmek...

                                23 Haziran 2019 Bir seçim yaptık korkum şu

23 Haziran 2019 Bir seçim yaptık korkum şu, seçilen Ekrem İmamoğlu Firavunlaşacak mı? Malum 806.456 fark ile kazandı.
Bir önce ki Fark: 13.729 idi. 26 Mayıs 2019 tarihinde Bir hatırlatma yapmıştım tarihe not düşmek adına
biraz uzun sürdü iktidar sahiplerine verilecek cevap
31 Mart 2019 yerel seçimlerde halk bir cevap verdi kendini anlamaya çalışmayan yöneticilere, fakat görünen odur ki mesaj yerine tam ulaşmamış. Ulaşmayan o mesaj başka bir yazının konusu. Bunları gördüğü iddiasın da  bir aday olan İmamoğlu Sevgi, Kardeşlik, Çatışmama, İsraf etmeme, Şeffaflık, yani Cam’dan bir Belediye önerdi İstanbul halkına görünen odur ki önermesi 4 yıl 9 aylığına kendisine siyasi bir kredi sağladı. Tüm lehte ve aleyhte konuşanları ömrümüz olursa deneyimleme imkanımız olacak. Umarım hayal kırıklığına uğramayız.
Bir parantez de Mansur Yavaş için ben bu Belediye Başkanını gördüğüm ve aktarıldığı kadarı ile sevdim. Aynı temennilerim Yavaş içinde geçerli. Her iki Memleketimizin değerine başarılar dilerim.
Onların üzerinde olan yöneticilere de bir söz yazmak isterim. Umarım Bu iki memleket evladını “topal ördek” muamelesine tabi tutmaz, ettikleri tarafsızlık yeminine sahip çıkar ve kendine yakın sandığı partisine mensup görevli memleket evlatlarına sağladığı desteği muhalif görevli memleket evlatlarına da sağlar. Aralarında bir eşitlik sağlar. Biliyorum çok Romantik bir temenni belki insafa gelir. Gelmez mi?
Serdar Karamanlı
6/7/2019

19 Mayıs 2019 Pazar

Gelecek Kuşaklara atılan kazık nedir?

Fonlama adı altında gelecek kuşakların ödeyeceği harcamaları yapmak büyük çapta istikbal dolandırıcılığından başka bir şey değildir.
Thomas Jefferson

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Bir Baba Gittiğinde;


Bir baba gittiğinde;
Arkanı yasladığın duvar
Sabahları sıcak ekmek
Okul harçlığı, otobüs bileti
Ciğerinden bir parça gider
Gider de gider…

En sinirli anında bile,
Dudağının kenarında bir gülümseme
Bayramda öpülecek el
Çocuklarımızı sırtında taşıyan
O sevimli dede gider
Gider de gider…

Bir içten “oğlum, kızım” sözünün sahibi
İnatçı bir siyasetçi
Koca bir beden
Çocuk bir yürek
Anneyle yapılan lüzumsuz tartışmalar
Heyecanlı bir taraftar
Çalışkan bir “Adam” gider
Gider de gider…

Bir sarılmaya, bir çift söze bile
Fırsat vermez Azrail
Vakit geldiği zaman
Sadece baban değil
Atan gider
Canın gider
Kanın gider
Gider de gider…

Dolmaz boşluğu kısa zamanda
Hep bir ses ararsın, bir nefes
Bir anahtar tıkırtısı
Yanlış bir iş yapınca
Gözünün içine bakılmasını
Ama sadece beklersin

Çünkü;
Bir baba gittiğinde,
Sadece baban değil;
Bir dostun,
Bir arkadaşın,
Bir sırdaşın,
Bir öğretmenin,
Bir ustan,
Bir yanın gider…
Gider de gider !

BiR OĞUL…
(KİMİN YAZDIĞINI BULAMADIM)