18 Şubat 2018 Pazar
3 Şubat 2018 Cumartesi
2 Şubat 2018 Cuma
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı..
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı'nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş'ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca'ya çevrilen, Ukraynaca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor...
"Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir.
Bugünkü Türkiye'nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur."
(Tanıtım Bülteninden)
2 Şubat 2018
2018/4 İstanbul
23 Ocak 2018 Salı
Başlangıç...
Nereden
geldik? Nereye gidiyoruz?
İnsanoğlunun
var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma
iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir
biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Simgebilim
Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya
duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden
ve ölümcül fanatiklerden habersizdir...
23 OCAK 2018
2018/3 İstanbul
2018/3 İstanbul
19 Ocak 2018 Cuma
15 Ocak 2018 Pazartesi
HAYVAN ÇİFTLİĞİ
Asıl adı Eric Arthur Blair olan İngiliz yazar George Orwell’ın siyasi hiciv tarzındaki kısa öyküsü Hayvan Çiftliği 1945 yılında yayımlanmıştır. Eser, alegorik açıdan zengin bir eserdir ve Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası gibi totaliter rejimleri mizahî bir dille eleştirmektedir. Hayvan Çiftliği, özet olarak Stalinizmi yerden yere vururken Sovyetler’in kuruluşundan bu yana gerçekleşen olayları hicveder.
Hayvan Çiftliği eserinde adı geçen karakterlerin büyük bir kısmı domuz, kuzgun, köpek gibi hayvanlardır ve bu hayvanlar Stalin, Lenin, Marx gibi tarihî kişilerin alegorisi niteliğindedir.
Kitabın ilk çevirisi saygıdeğer Halide Edip Adıvar tarafından tercüme edilmiştir. Kitabın günümüzdeki baskısı Celal Üster’in çevirisi ve Can Yayınları’nın özenli çalışmasıyla okuyuculara sunulmaktadır. Kitabın 2016 Türkçe baskısındaki kapak tasarımı değerli sanatçı Utku Lomlu’ya aittir.
George Orwell Hayvan Çiftliği kitabı, yıllardır olduğu gibi bugün de pek çok okulda okutulmaktadır. Kitap, sürükleyici ve mizahi diliyle okurları büyülemeye devam etmektedir.
Hayvan Çiftliği Arka Kapak Yazısı
İngiliz yazar George Orwell, Ülkemizde daha çok 1984 adlı kitabıyla tanınır. Hayvan çiftliği onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940’lardaki reel sosyalizmin eleştirisi olan bu roman dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.
Hayvan Çiftliğinin baş kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar kısa sürede önder bir takım oluşturur ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun düpedüz Stalini simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.
Altbaşlığı Bir Peri Masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır ama küçükleri eğlendirecek Bir Peri Masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
Günümüzde de devam eden karekterleri ile HAYVAN ÇİFTLİĞİ...
“Bütün
hayvanlar eşittir, ama bazı HAYVANLAR daha eşittir.”
12 OCAK 2018
2018/2 İstanbul
2018/2 İstanbul
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






