11 Ocak 2017 Çarşamba

Asker Doğmayanlar

Savaşan mı yoksa savaşmayı reddeden mi? Kimdir daha cesur olan?
 “Bir askerin ölümünü milli bir utanç değil de iftihar kaynağı saymak ne garip.”
 Tristan Sadler, adımlarını sürükleyerek gittiği küçük kasabada ölü arkadaşının ailesiyle yüzleşecek. Ve ölü mektupların anlatamadığını Tristan anlatacak:
10 OCAK 2017
2017/1 İSTANBUL

9 Ocak 2017 Pazartesi

Kıssadan hisse

Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikâye anlatılır.Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar.Tokatı yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar: 
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler.Tokatı yiyen yıkanırken batağa saplanır boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:

"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİM HAYATIMI KURTARDI.
"Tokatı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der;
"Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun, neden?
Öbür arkadaş ona söyle cevap verir;
"Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı estiğinde silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.
" İNCİNMELERİNİZİ KUMA, 

GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞRENİN."
Denilir ki: 
"Özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir."