4 Kasım 2012 Pazar

Sokrat'ın 3 Filtre Testi


Eski Yunanda, Sokrat bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeğer bir ün yapmıştı.
Bir gün bir tanıdık büyük filozofa rastladı ve dedi ki,
 '' Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun? ''
Bir dakika bekle diye cevap verdi Sokrat. Bana birşey söylemeden evvel
Senin küçük bir testten geçmeni istiyorum Buna Üçlü Filtre Testi deniyor.
 "Üçlü Filtre?"
 ''Doğru, '' diye devam etti Sokrat. Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya
Başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir
Fikir olabilir. Bu ona 3 filtre testi dememin sebebi.
Birinci filtre ''Gerçek Filtresi
''Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan
Emin misin?"
 '' Hayır,'' dedi adam '' Aslında bunu sadece duydum ve.
 '' Tamam,'' dedi Sokrat
Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.
Şimdi ikinci filtreyi deneyelim,
'' İyilik Filtresi.''
Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi birsey mi?
 '' Hayır, tam tersi...''
 '' Öyleyse, ''diye devam etti Sokrat.
Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru
Olduğundan emin değilsin. Fakat yinede testi geçebilirsin, çünkü geriye
Bir filtre daha kaldı.
'' İşe yararlılık filtresi.''
Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?

''Hayır, ,'' gerçekten değil.

''İyi, '' diye tamamladı Sokrat
Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar,
Faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?

Davete icabet etmek üzerine.....


İki arkadaşım ki, kendilerini kardeşimden daha fazla görürüm. Emek edip bir yemekli toplantı tertip edip 30 yakın eski okul arkadaşlarını arayarak katılım sağlayıp sağlayamacaklarını sormuşlar, 5 kişi haricinde katılım olacağı yönünde liste yapıp toplanılacak mekanın sahibine yer ayırtırmışlar. Davet günü ayrıca Mustafa yeniden hatırlatma olsun diye öğle üzeri katılımını bildiren her kişiye telefonlarına mesaj göndermiş ki bana da mesajı ulaşmıştır. Bu arada dostlarım bilir, çok özel olmadığı sürece benim Pazar günü bir etkinliğe katılmam çok az olasıdır. Çünkü Pazar günü aileme aittir.

Şimdi buraya kadar bir sorun yok gibi duruyor. Asıl sorun ne peki diye sora bilirsiniz? Sorun şurada Ahde veya Sözüne sadık kalmayanlar da. Bana göre 9 yiğit sözünün arkasında durmuş Arkadaşlarının davetine icabet etmiş, bu yazı geleceğini söyleyip de gelmiyenleredir. 

Onlara söyleyeceğim çok şey olabilir. Ama ben konuşmak yerine Rabbime ve Resulüne sözü bırakıyorum.

Özünde merhemetli sözü ile merhametli Allah adıyla;
Saff Suresinden
2. Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?   
3. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

Abdullah İbni Ömer (r.hma)'nın rivayet ettiği hadis de ise, Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur:
"Davet edildiğiniz zaman, bu davete icabet ediniz!"
Kendisi davet edildiği takdirde, mü'min Müslümanların davetine icabet ettiğini beyan buyuran Rasulullah (s.a.s), ümmetine de davet olunduklarında icabet etmeyi emir buyuruyor.

"Müslümanın, müslüman üzerindeki hakkı beştir:
-Selamı karşılamak,
-Hastayı ziyaret etmek,
-Cenazelerin ardından gitmek,
-Davete icabet etmek,
-Aksırana dua etmek."
Rasulullah (s.a.s), ümmetine bu hususlara dikkat etmeyi emir buyuruyorlar. Vesselam.

Siz, siz olun gitmeyeceğiniz yerlere söz verip de Arkadaşlarınızı maddi ve menevi zarara uğratmayın. Gerçekten değer veriyorsanız, ayrıca bir özrü de hak ettiklerini düşünüyorum.  Ben Fatih ve Mustafa kardeşime teşekkürlerimi sunuyor ve kabul etmelerini umuyorum.

Selam, dua ve Kalbi hürmetlerimle,
Serdar Karamanlı
20Şubat2011


Bir Hadis, iki soru....


İbni Mes’ûd (ranh)’den rivayet edildiğine göre,

Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan ihlâslı ve seçkin yakın çevresi ve ashabı vardı. Bu samimi çevre ve ashabından sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emir olunmadıklarını yapan kimseler onların yerini aldı. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü’mindir, diliyle cihad eden mü’mindir; kalbiyle cihad eden de mü’mindir. Bu kadarcığı da bulunmayanda hardal tanesi ağırlığında bile iman yoktur.”  (Müslim, İman 80 )

Soru

1-Günümüzde burada kınananlar hangi mesleğin erbabıdır?

2-Bunlar ile nasıl mücadele etmeliyiz?

Serdar Karamanlı

1 Ayet ve 1 soru. Dostlar bu ayette ne anlatılmak isteniyor? Lütfen yorumlarınızı yazarmısınız?

Maide Suresi 93. İman edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.

Irfan Kavak İman edip salih amel işlediğini iddia edenler. Kendinizi her daim kontrol edin. "Ben gerçekten iman ettim mi, imanın gereği olarak amellerimi halis bir niyetle gerçekleştirdim mi? İman ettik deyip sorumluluklardan kurtulduk mu, İman edip Allah'a karşı gelmekten geri durduk mu... Ta ki ölüm bizi bulana kadar bu devri daim kontrol bizim hayatımızda yer edindi mi?" Öyle sanıyorum ki Rabbim bizden devamlı uyanık olmamızı, şeytanın hilelerine karşı dört gözde beklememizi, gaflette olmamamızı diliyor. Döngü çok açık, insan fıtratı da öyle. O halde döngüyü muhafaza etmek kaydıyla fıtratın ve gafletin getirdiği hatalardan hemen kendimizi tevbe ile arındırıp, yolumuza devam etmeliyiz. Tekrar edersek: İman et, salih amel işle, Allah'a karşı gelme, tekrar iman tazele, salih amel işle ve Allah'a karşı gelme ve iyilikte bulunmaya devam et... Döngüyü bozma ve döngüden çıkmak.

Dıdem Irelcımer yanlıs bısey yazmak ıstemem zıra sızler kadar maalesef bılgılı degılım bu konuda ama ben bır kac kere okuduktan sonra soyle dusunuyorum: ıman etmek, gunahtan kacınmak ve bu konular hakkında tekrar tekrar emın olup kendımızı sakınmak ve ıstakrarı bozmamakla ancak Yaradan daha oncesınde ıslenmıs gunahlardan bızı emın kılabılır ınsallah...
Umarım yanlıs bır anlam yazmadım...


Serdar Karamanlı Yanlış yazmak, hiç yazmamak veya hiç düşünmemekten daha iyidir ki, yazmış olduklarınızdan istifade etmek mutluluk verdi. Teşekkür ederim Didem hanım.

Fatma Bahadır insan hayatı duruma göre bazen uzun bazende kısadır.iman ise hayatın tamamına yayılması gereken bir durumdur.bazen iniş ve çıkışlar yaşanabilir.buda doğaldır...ama önemli olan süreklilik ve doğru yodan asla çıkmamaktır...bazen çok sıkıntılı durumlarda durmak dinlenmek istersek aman o yolun kenarlarında dinlenelim...Allah muhafaza yolumuzu kaybedebiliriz...

Bir arkadaşım İçki satmakla ve içmenin yasaklığı ile ilgi ayet var mı? Diye sormuştu.....


Maide Suresi 90ncı Ayeti Bilginize sunuyorum. Çeşitli Meal yazarlarının neşrettikleri Meallerden Ayet hakkında ne anladıkları. Buyrun okuyalım.

Abdülbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, şarap, kumar, tapınmak için dikilmiş olan taşlar, fal için kullanılan oklar, ancak Şeytan'ın işlerindendir ve birer pisliktir bunlar. Bunlardan kaçının da muradına erenlerden olun.
Ali Bulaç Meali
Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Ahmet Tekin
Ey iman edenler, mayalanmış, zihnî melekeleri bulandıran şarap ve benzeri içki, kumar, putlar, heykeller, fal ve şans okları, şans kalemleri şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgın işi çirkin amellerdir, haramdır, lâneti, gazabı ve cezayı muciptir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.
Ali Fikri Yavuz
Ey müminler! Şarap (içki içmek), kumar oynamak, ibadet için dikilen putlar, (cahillik devrinde kullanılan) fal okları hep şeytanın işinden pis birer şeydir. Onun için bunlardan sakının ki, kurtulasınız.
Diyanet İşleri Meali(Eski)
Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz
(Bu âyette, sarhoşluk veren her türlü içki, kumarın her çeşidi kesinlikle haram kılınmaktadır. Âyet indiği zaman, bütün müslümanlar, ellerinde bulunan şarapları Medine sokaklarına döküp kaplarını kırmışlar, içki alışkanlıklarını; Kur’an’ın bu kesin emri karşısında tereddüt etmeden topluca terk etmişlerdi. Meâlde geçen “içki” kelimesi, âyetteki “hamr” kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda hamr, aklı örten şey demektir. Bu nitelikteki tüm içki ve uyuşturucular hamr kapsamına girer.)
Diyanet Vakfı Meali
Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.
SİZ EY imana ermiş olanlar! Sarhoşluk veren şeyler, şans oyunları, putperestçe uygulamalar ve gelecek hakkında kehanette bulunmak, Şeytan işi iğrenç kötülüklerden başka bir şey değillerdir:  O halde onlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz!
(Bütün lugat bilginlerine göre hamr (hamera fiilinden türetilmiştir: “gizledi” yahut “örttü/engelledi”) kelimesi, aklın işleyişini engelleyen her türlü maddeyi, yani, sarhoşluk veren maddeleri ifade eder. Bu nedenle, bu ayette ortaya konulan sarhoşluk veren maddeler ile ilgili yasaklama, yalnızca alkollü içecekleri değil, ama aynı zamanda benzer etki yapan ilaçları da kapsar. Bu genel yasağın tek istisnası, bu surenin 3. ayetinin son cümlesinde öngörüldüğü gibi, “zaruri ihtiyaç” (bu kelimelerin en dar anlamları ile) hallerinden doğar: bu da, hastalığın veya bir bedensel yaranın uyuşturucu ilaçları yahut alkolü gerekli ve kaçınılmaz kıldığı hallerdir -“putperestçe uygulamalar” (ensâb, lafzen, “putperestçe sunak taşları”) ifadesi konusunda bkz. bu surenin 8. notu. Bu terimin mecazî olarak kullanıldığına ve putperestçe nitelikler taşıyan bütün uygulamaları -azîzlere tapınma, bazı cansız nesnelere “olağanüstü” vasıflar yükleme, her türlü bâtıl inanca dayalı tabulara teslim olma, vb.- kapsadığına inanıyorum.)

Meallar bunlar Karar sizlere ait.........

İşte kazanan...

Okumak ve faydalanmak isteyenler için KUR'AN dan hatırlatma.


Fecer Suresinden

27. Ey huzura kavuşmuş insan!


28. Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön.


29. (Seçkin) kullarım arasına katıl,


30. Ve gir cennetime.

Ceza görenler ve Ceza görmeyenler

Ve Allah dedi ki...


Bismillâhirrahmânirrahîm. 


Meryem Suresinden...

59. Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.


60. Ancak tevbe edip, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, cennete, girecekler. Ve hiç bir haksızlığa uğratılmayacaklardır.